Beykoz Belediyesi eski Başkanı merhum Yücel Çelikbilek zamanında gündeme gelen Tokatköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nden biraz bahsedelim…
Her ne kadar dönüşüm alanında olmasam bile “sözcü” heyetine girmiş, komşularım olan Tokatköy halkının hakkını savunmak için her görüşmede bulunmuştum. Yaşadığım deneyimlerden biraz bahsedeyim bu süreçten…
Merhum Çelikbilek; herkesin evine bir ev verecekti, boş arsası olanlara ise 250 m²’lik boş arsaya 100 m²’lik bir daire verecekti. Tabiri caizse, “Kümesiniz varsa bile ona daire vereceğim” demişti.
Tokatköy halkı da Çelikbilek’e çay bardağı mı fırlatmadı, bağırıp çağırmadı… Biz de Tokatköy halkı en iyi şekilde nasıl hakkını savunuruz diye düşünüyorduk.
Bir heyet kurduk, 14 kişilik…
Köy kahvesinin orada sabah 09.00 gibi buluştuk. İmar işlerinden sorumlu Başkan Yardımcısı Salih Elmas ile görüşmeye gideceğiz. Köy kahvesinin önü de kalabalık. “Tapumuzu verin, Tokatköy’e sizi sokmayacağız” gibi sert ifadeler kullanın demişlerdi.
Neyse, belediyeye gittik.
Elmas’ın makamına girer girmez sözcü heyetinden bir arkadaşımız, “Salih Bey, siz ne kadar genç, ne kadar yakışıklıymışsınız maşallah” diyerek giriş yaptı.
Sonra oturduk, çayımız geldi. Yine sözcü arkadaşlardan biri devreye girdi:
“Başkanım, bu dönüşümü yapın da bize daire vermeseniz de olur, memleketimize gider yaşarız biz” gibi ifadeler devam ediyordu.
Emrah Sucuoğlu diye bir kardeşimiz de vardı heyette. Şaşkınlıkla ve bölgede bulunan vatandaşlara verdiğimiz söz aklımıza gelerek sözü aldık.
“Proje detayları, sözleşme ve şartnameyi istiyoruz. Hukukçu ve şehir plancısı arkadaşlara sunacağız. Taleplerimize 10 gün içerisinde cevap verilmesini istiyoruz” dediğimde, yanımda oturan bir ağabey ayağıma vurarak “Sorma bir şey” diyerek susturmak istemişti.
Her neyse, kısadan hisse oradan ayrıldık.
Tokatköy’de kahvenin önünde bekleyen vatandaşlarımızın yanına gittik. Orada olanları anlatmamızı bekliyorlardı. Kahvehaneye girdiğimizde konuyu yaşça büyük olanlar anlatıyordu.
“Masaya elimizi bir vurduk, sizi Tokatköy’e koymayız. Ya canımızı veririz ya canınızı alırız” gibi söylenmemiş sözleri söylüyorlardı. Biz de şaşkınlıkla dinliyorduk.
Murat Aydın sürecine gelince…
Merhum Çelikbilek’in aksine yüzde 20 kesinti olacaktı dairelerde. Boş arsalara herhangi bir şey verilmeyecekti. Üzerine de para verilecekti.
Çelikbilek’in vaat ettiklerine itiraz eden Tokatköylünün, Murat Aydın’ın bu dediklerini kabul etmesi zaten mümkün değildi.
Aradan bir süre geçmişti. 2017’den 2020’ye…
Bu boşlukta heyet dağılmıştı. Dönüşüm tekrar gündeme gelince yeniden bir sözcü grubu oluştu. Mühendis bir arkadaş vardı, Ahmet Kanbur… Konuları bilişi ve bölgede oturan biri olması nedeniyle sözcülük yapmaya başlamıştı. Ben de daha önce yaşadıklarımızı bilsin, sürece daha hâkim olsun istemiştim.
Hızlıca gidelim sürece…
Başkan Yardımcısı Engin Köklü ile yılbaşı olacağı gün akşam 18.00’de oturmuş, 23.45’te makamından ayrılmıştık. Ancak ortak bir nokta olmamış, vatandaşın talebi gerçekleşmemişti.
Sonra mı ne oldu?
İmza atmayan, imza atandan daha fazlaydı.
Bu süreçlerde “çantacı” dediğimiz, daha çok emlakçı ağzıdır bu. “Başka bir müteahhit bulayım, tek kuruş koymadan kazanayım” diye düşünen kişilerdi. “Milleti galyana getireyim, ben kazanayım” diyenler vardı. Ama orada bulunan sözcü grubu bu kişileri bertaraf etmiş, uzaklaştırmıştı.
Mahallede toplantılar devam ediyor, tebligatlar vatandaşa ulaşıyordu. Vatandaş yerini boşaltmak istemiyordu.
TOMA’lar, çevik kuvvetler geldi. Elektrik, doğalgaz ve su kesildi. Çatıya çıkıp kendisini atacağını söyleyenler, eylem yapanlar oldu. Hepsi yaşandı.
Zorla evinden çıkan da oldu, güle oynaya çıkan da…
İmza atmayanların birçoğu zamanla imza attı. Sonrasında evine yerleşenlerin mutluluğu ve evlerinin değerinin artışı ise malum, tüm Beykoz’un dilinde.
İmza atmayanlar hâlâ hak arıyorlar. Belki pişmanlar, belki değiller. Kim bilir?
Ama evlerine yerleşenler çok mutlu. Allah kaza, bela vermeden güle güle oturmayı nasip etsin.
Gelelim Çubuklu Kentsel Dönüşümüne…
Tokatköy’ün aksine, Çubuklu Şahintepesi 150 dönümlük bir alana sahip. Bu da önemli bir avantaj. 249 yapının ve yaklaşık 500 bağımsız bölümün olduğu yerde herkese kesintisiz, bire bir daire veriliyor.
Tokatköy’de ise yüzde 20 kesinti yapılarak daireler verilmiş ve vatandaşların üzerine para koyması gerekmişti. Çubuklu’da ise ne yüzde 20 kesinti oluyor ne de para ödemesi gerçekleşecek.
Çubuklu’yu Emlak Konut yapacak. Emlak Konut'un yapmış olduğu evlerde kalite farkı da var. Birinci sınıf ev yapıyorlar.
Bulunduğu konum itibarıyla proje bittikten sonra Çubuklu’daki bir dairenin neredeyse villa fiyatına ulaşması şaşırtıcı olmayacaktır.
Beykoz Belediyesi Başkanvekili Özlem Vural Gürzel olmasa buraya Emlak Konut’un gelmesi mümkün değildi. Gelse bile bire bir, kesintisiz daire yapıp teslim etmesi mümkün olur muydu, onu da bilmiyorum. Üstelik ödeme bile yapmadan almanız neredeyse imkânsızdı.
Tokatköy halkı ile temasa geçin, konuşun. “Bu fırsat kaçmaz” demezlerse ben bir şey bilmiyorum.
İmza atmayan, hâlâ davaları devam eden arkadaşlara sorun. Bugün Çubuklu’da sunulan bu şartlara, Tokatköy’de kendilerine sunulmuş olsaydı güle oynaya imza verirlerdi.
Özel şahısların gelmesinden ziyade devletin garantör olması sadece Çubuklu için değil, Beykoz için de büyük bir şans.
Tokatköy halkı bu konuda zor bir süreçten geçti ama Çubuklu halkına adeta talih kuşu konmuş vaziyette.
Benden söylemesi… Saygıyla...