Evet sevgili okurlar, Beykoz’un son dönemde en çok konuşulan konusu yine aynı: “Beykoz’a metro gelecek mi?” Aslında bu mesele yeni değil. Yıllardır gündemde olan, her seçim döneminde yeniden hatırlanan bir vaat.

Evet sevgili okurlar, Beykoz’un son dönemde en çok konuşulan konusu yine aynı: “Beykoz’a metro gelecek mi?” Aslında bu mesele yeni değil. Yıllardır gündemde olan, her seçim döneminde yeniden hatırlanan bir vaat.

Merhum Yücel Çelikbilek, 2009 yılında belediye başkan adayı olduğu dönemde Beykozlulara metro sözü vermişti. Ancak şartlar oluşmadı ve bu önemli projeyi hayata geçirmek kendisine nasip olmadı. Ardından göreve gelen Murat Aydın da seçim vaatleri arasında metroyu dile getirdi. Ne var ki o dönemde de bu hedef gerçekleşmedi. Belediyecilikte tecrübeli ve güçlü iki isim tarafından dile getirilen bu proje, kamuoyunun gözünde daha çok sözde kalan bir vaat olarak hafızalara kazındı.

Bugün ise farklı bir tablo var. Özlem Vural Gürzel, Cumhuriyet Halk Partisi’nden meclis üyesi seçilmiş; Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in tutuklanmasının ardından meclis üyelerinin oylarıyla belediye başkanvekili görevine getirilmiştir.

Şimdi kamuoyunda sıkça dile getirilen bir soru var: “İki güçlü isim bu projeyi gerçekleştirememişken, Özlem Vural Gürzel mi başaracak?”

Bu soruya yalnızca bugünün şartlarıyla değil, geçmişten gelen birikimle bakmak gerekiyor. Beykoz’da kentsel dönüşüm ve imar süreçleri kendiliğinden ortaya çıkmadı. Yücel Çelikbilek döneminde atılan temellerle bu süreç ilk kez ciddi şekilde gündeme geldi. Murat Aydın döneminde ise çalışmalar ilerledi ve önemli aşamalar kaydedildi. Bugün gelinen noktada bazı projelerin tamamlanması ve anahtar teslimleri Özlem Vural Gürzel dönemine nasip oldu.

Metro meselesi de benzer bir sürecin parçası olabilir. Yıllar önce ortaya konulan bir hedefin, bugün farklı bir yönetim döneminde somutlaşması ihtimal dahilindedir.

Neden mi? Aslında nedeni inanmaktan geçiyor… Özlem Vural Gürzel’in AK Parti’ye geçeli henüz 6 ay olmuş olmasına rağmen, metro için Ankara’da 6 kez temas kurduğu ve ciddi görüşmeler yaptığı biliniyor. Ankara’da gerçekleştirdiği bu görüşmeler ve aldığı sözler sayesinde, ulusal kanallarda gönül rahatlığıyla “Beykoz’a metro gelecek” diyebiliyor. Bu da inancın, mücadelenin ve verilen sözlerin oluşturduğu güvenin bir göstergesidir.

Tabii Özlem Vural Gürzel’in desteklenmesi gerekiyor. Ayak oyunlarından ve arka plandaki farklı hesaplardan vazgeçilip, yalnızca Beykoz’a ve Beykozlulara hizmet etme anlayışıyla Gürzel’e destek olunursa süreç çok daha hızlı ilerleyebilir. Ancak en küçük bir hatada dahi sorumluluk almaktan kaçınılıp “Abla böyle karar aldı, abla böyle yaptı” denilerek yük üzerinden atılmaya ve eleştiri üzerinden yıpratılmaya çalışılırsa, yine kaybeden Beykoz olur. Bu da verilen mücadelenin boşa gitmesine neden olur.

Gürzel, CHP’den AK Parti’ye geçerek adeta ateşten bir gömlek giydi. Bu noktada yapılması gereken, o ateşe körükle gitmek değil; aksine bu ateşi söndürmek için çaba göstermek, hatta Beykoz için daha da güçlendirmektir. Gürzel’in ateşten korkmadığı, mücadeleden yılmadığı ortadayken; çevresindekilerin de aynı kararlılıkla, korkmadan bu sürece destek vermesi gerekir.

Güzel'e köstek değil de destek olunursa metro hayalin gerçeğe dönüşmesi neden mümkün olmasın?

Saygılar…