Bazı kelimeler vardır; söylendiğinde yükselmez, aksine derinleşir...

Sevgi de böyledir. Gürültüyü sevmez. Gösterişle çoğalmaz. İlan edilince büyümez. O, sessizlikte kök salar.
“Sevgi günleri” denildiğinde, insanın zihnine takvimler düşer. Oysa sevgi, tarihle ölçülmez. Bir güne sığdırılamaz; bir günde tüketilemez. Sevgi, bir niyetin istikrarıdır. Bir bakışın inceliği, bir susuşun merhametidir.
Hakiki sevgi, kendini kanıtlama ihtiyacı duymaz. O, sahip olmakla değil; emanet bilinciyle yaşar. Bir kalbe yaklaşırken iz bırakmamayı gözetir. Güç gösterisi yapmaz; güç verir. Bağırmaz; büyütür.
Bilgelik, sevginin ölçüsünü bilir. Çünkü sevgi, sınır tanımamak değildir; doğru sınırı korumaktır. İnsanı yücelten sevgi, önce kendine saygı duymayı öğretir. Kendine saygı duymayanın sevgisi, zamanla talebe dönüşür. Oysa erdemli sevgi talep etmez; teklif eder. Zorlamaz; davet eder.
Sevgi günleri, belki de bir başkasına çiçek almak değil; kalbimizin sertleşen yerlerini yumuşatmaktır. Birine seslenmeden önce sesimizi arındırmaktır. Haklı olmaktan vazgeçip adil olmayı seçmektir.
Çünkü sevgi, duygudan ibaret değildir. O bir ahlâktır.
Bir üsluptur.
Bir sabırdır.
Ve en çok da bir istikrardır.
Gerçek sevgi, geç kalmaz. Acele de etmez.
O, hazır olduğumuzda zaten oradadır.

Sevgi günleri…
Takvimde değil, karakterimizde başlar.Whatsapp Image 2026 02 15 At 19.51.57