Beykoz’da son günlerde yaşanan siyasi hareketlilik kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Muhammed Hanefi Dilmaç’tan sürece ilişkin dikkat çeken ve kapsamlı bir açıklama geldi. Dilmaç, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in siyasi parti değiştirmesi üzerinden yürütülen tartışmalara değinerek, bu sürecin kişisel değerlendirmeler ya da günlük siyasi polemiklerle değil, Beykoz’un geleceği ve kamu yararı perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının başında basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Dilmaç, Beykoz’da kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde basının üstlendiği sorumluluğun altını çizdi. Beykoz’un tarihi, kültürü, sosyal yapısı ve güçlü siyasi hafızasıyla İstanbul’un en köklü ilçelerinden biri olduğunu vurgulayan Dilmaç, bu birikimin her dönemde korunması gerektiğini dile getirdi.
“Beykoz’da ortak akıl her zaman ön plandadır”
Beykoz’un siyasal ve toplumsal yapısına dikkat çeken Dilmaç, ilçenin farklı görüşlerin bir arada yaşayabildiği özel bir geleneğe sahip olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Bu kadim ilçe, Beykoz’un geleceği söz konusu olduğunda sağduyu, ortak akıl ve kurumsal sorumluluğun her zaman ön plana çıktığı özel bir geleneğe sahiptir. Bugün yapılacak her değerlendirmede bu birikimi ve hassas dengeyi gözetme zorunluluğu kaçınılmazdır.”
Yerel yönetimlerde esas olanın tartışmalar değil hizmetin sürekliliği olduğunu vurgulayan Dilmaç, gereksiz polemiklerin ilçeye zaman ve enerji kaybettirdiğini ifade etti.
“Sorumluluk almak fedakârlık ister”
Kendi yönetim anlayışına da değinen Dilmaç, hayatı boyunca çalışmayı, üretmeyi ve sorumluluk almayı temel ilke edindiğini belirtti. Genç yaşlardan itibaren sivil toplumda, yerel yönetimlerde ve kamu hizmetinin farklı alanlarında görev aldığını ifade eden Dilmaç, bu süreçte edindiği tecrübelerin kendisine önemli bir bakış açısı kazandırdığını söyledi.
Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in tutumuna ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadelere yer verdi:
“Kişisel konfor alanlarını ve siyasi riskleri bir kenara bırakarak, ilçenin istikrarını, hizmet sürekliliğini ve kamu yararını önceleyen bir tercihte bulunmak kolay değildir. Böylesi dönemlerde sorumluluk almak, yalnızca bir makam üstlenmek değil; aynı zamanda ciddi bir fedakârlık, kararlı bir duruş ve hizmete adanmışlık gerektirir.”
Kurumsal hafıza ve hizmet sürekliliği vurgusu
Dilmaç, Beykoz’un kuruluşundan bugüne kadar geçen sürecin, ilçeye hizmet etmeyi bir makamdan öte kalıcı bir kamu görevi olarak gören anlayışların birikimiyle şekillendiğini ifade etti. Bu kapsamda Beykoz’a bugüne kadar hizmet etmiş tüm belediye yöneticilerini, kamu çalışanlarını ve emeği geçen tüm kadroları saygıyla andığını belirtti.
Özellikle geçmiş dönemlerde Beykoz’un en kronik sorunlarından biri olan mülkiyet problemlerinin çözümünde önemli mesafeler kat edildiğini hatırlatan Dilmaç, 2B arazileri başta olmak üzere birçok alanın tapuya kavuşmasının kararlı ve istikrarlı bir yönetim iradesinin sonucu olduğunu vurguladı. Bu gelişmeler sayesinde geçmişte ilçenin büyük bölümünü etkileyen mülkiyet sorunlarının bugün istisnai alanlara kadar gerilediğini ifade etti.
“Yerel yöneticilik makam değil, ağır bir sorumluluktur”
Beykoz’un yakın döneminde yaşanan gelişmelerin, yerel yöneticiliğin yalnızca bir makamdan ibaret olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Dilmaç, şu değerlendirmede bulundu:
“Yerel yönetimlerde sorumluluk almak yalnızca bir makam üstlenmek değildir. Aynı zamanda ağır bir yük, ciddi bir fedakârlık ve kararlı bir duruş gerektirir. Son dönemde yaşanan gelişmeler bunu bir kez daha göstermiştir.”
İlçenin istikrarı öncelikli olmalıdır
Dilmaç, ilçenin istikrarını ve hizmet sürekliliğini önceleyen yaklaşımların, kişisel değerlendirmelerin ötesinde Beykoz’un geleceğini merkeze alan bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı. Kurumsal sorumluluk bilinciyle atılan her adımın ve ortak aklı esas alan her yaklaşımın Beykoz adına kıymetli olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beykoz hassasiyeti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beykoz Belediyesi yönetimiyle gerçekleştirdiği görüşmelere de değinen Dilmaç, bu görüşmeler ve sonrasında ilgili bakanlıklara verilen talimatların Beykoz’un merkezi idare nezdinde yakından takip edildiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Bakanlıkların Beykoz’la doğrudan ilgilenmesinin ilçe adına önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekti.
Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için belediye yönetiminin performansına katkı sağlanması, kurumsal yapının güçlendirilmesi ve enerjinin suni gündemler yerine çözüm üretmeye yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kavga değil, hizmet Beykoz’a kazandırır”
Açıklamasının sonunda Beykoz’un geçmişinde olduğu gibi bugün de kavga ve gerilim dilinin ilçeye hiçbir şey kazandırmayacağını ifade eden Dilmaç, sağduyu, istişare ve ortak akılla hareket edildiğinde Beykoz’un nasıl değer kazandığının herkes tarafından bilindiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün ihtiyaç duyulan anlayış; kişisel değerlendirmelerin ötesinde, ilçenin geleceğini merkeze alan bir yönetim sorumluluğunun içselleştirilmesidir. Beykoz’un enerjisini tartışmalara değil, yatırıma, dönüşüme ve hizmete yönlendirmek hepimizin ortak görevidir. İlçemizin geleceği adına, kurumsal sorumluluğu önceleyen ve hizmeti merkeze alan anlayışın güçlenmesini samimiyetle temenni ediyorum.”






