Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla yürütülen “#HayırlıGünlerKomşum” ve “#DerdinDerdimizdir”ziyaretleri kapsamında MHP Beykoz İlçe Başkanlığı, Beykoz’un sokaklarını, mahallelerini ve evlerini adım adım dolaşıyor. Esnaf, hane, hasta ve muhtar ziyaretleriyle çalınmadık kapı bırakmayan MHP teşkilatı, sahada gerçek anlamda siyaset yapıyor.
Vatandaşın derdi yerinde dinleniyor, talepler kayıt altına alınıyor, ihtiyaçlar karşılanıyor. Özellikle hasta ve ihtiyaç sahibi ziyaretlerinde sergilenen duyarlılık, “siyaset masada değil, sahada yapılır” anlayışını net biçimde ortaya koyuyor.
Ancak aynı Beykoz’da AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı neredeyse yok hükmünde. İlçe Başkanı Özkan Ayduğan yönetimindeki teşkilatın sahaya inmediği, vatandaşla bağ kurmadığı açıkça görülüyor. Yapılan eleştiriler, AK Parti ilçe yönetiminin Beykoz Belediyesi Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in “Şok Hizmetler” programlarına katılmaktan öteye geçemediği yönünde birleşiyor.
Ayduğan’ın geçmişte dile getirdiği “1 Nisan’da yalnızdım” sözü ise bugün çok daha anlamlı bir hâl alıyor. Aradan geçen zamana rağmen ortada ne güçlü bir saha programı var ne de oy kaybını telafi etmeye dönük bir irade. Beykoz kamuoyunda şu soruyu yüksek sesle sorduruyor: “Özkan Ayduğan yalnız mı bırakıldı, yoksa yalnız kalmayı bizzat mı tercih ediyor?”
Vatandaşın kapısını çalmayan, sokağa inmeyen, esnafın halini sormayan bir ilçe başkanlığının, Beykoz’da siyaset üretmesi mümkün mü? MHP sahada ter dökerken, AK Parti’nin seyirci konumunda kalması, ilçe teşkilatının geleceği açısından ciddi bir zafiyet olarak değerlendiriliyor.
53 bin üyesi bulunan AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı’nda yalnızlığa mahkûm bir tablo ortaya koyan Özkan Ayduğan için soru artık çok daha sert ve net bir şekilde soruluyor:
Özkan Ayduğan, Beykoz’u mu kaybetti, yoksa 53 bin kişilik teşkilatın ortasında kendi siyasi yalnızlığını mı tercih etti?










