Beykoz’da doğal kahvaltısı ile nam salan Doğal Dükkan, menüsüne eklediği akşam yemeği seçenekleri ile de kalitesini arttırmayı sürdürüyor.
Izgara çeşitlerinden, balık ve et seçeneklerine kadar çok sayıda ürünü ile müşterilerini bekleyen Doğal Dükkan, ayrıca çocuklar için hazırladığı menülerle de dikkati çekiyor.
Karadeniz’de yetişen ürünleri katkısız ve geleneksel yöntemlerle işleyerek Beykozlulara sunduklarını kaydeden Doğal Dükkan Kurucusu Şevket Alaeddinoğlu, “Amacımız sadece ticaret değil; üreticiye sahip çıkan bir sosyal sorumluluk ve güvenilir gıda hareketidir" dedi.
Beykoz Kavacık’ta yaklaşık 10 yıldır hizmet veren Doğal Dükkan, Karadeniz Bölgesi’nin doğal ve geleneksel tarım ürünlerini katma değerli mamullere dönüştürerek tüketiciye ulaştırıyor. "Topraktan tabağa" ilkesiyle hareket eden proje, bölgedeki çiftçilere ekonomik destek sağlamayı ve sofralara sağlıklı, katkısız ürünler sunmayı hedefliyor.
“Doğal Dükkan: sosyal sorumluluk ve fayda projesidir"
Doğal Dükkan’ın temellerinin bir sosyal sorumluluk projesi olarak atıldığını vurgulayan kurucu Şevket Alaeddinoğlu, yola çıkış hikayelerini şu sözlerle anlattı:
"Doğal Dükkan bir fayda projesidir. Karadeniz’in doğasında kendi halinde yetişen ve çiftçilerimizin ürettiği tarımsal ürünleri toplayıp butik ortamlarda mamul hale getiriyoruz. Buradaki temel gayemiz, bölgedeki çiftçimizi ve üreticimizi bir araya getirerek organize etmek, onlara ekonomik bir katma değer sağlamaktır. Doğal üretim zinciri ile tüketim zinciri arasında bir köprü vazifesi görüyoruz. Yaklaşık 10 yıldır Beykoz’dayız ve Karadeniz’in bu değerlerini Beykozlu misafirlerimize sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz."
2 Bin rakımdan sofralara: şifa deposu likapa
Doğal Dükkan bünyesinde 150’ye yakın doğal ürün çeşidi bulunduğunu ifade eden Alaeddinoğlu, özellikle Karadeniz’in yüksek rakımlı yaylalarından toplanan yabani yaban mersinine dikkat çekti:
"Giresun ve Ordu’da çalı çileği, Trabzon’da ligarba, Rize ve Artvin’de likapa olarak bilinen yabani yaban mersinini, 2 bin metrenin üzerindeki yaylalardan köylülerimize toplattırıyoruz. Bu meyvenin antioksidan değeri, kültür ortamında yetiştirilen yaban mersinlerine oranla 20 kat daha fazladır. Bu sezon 5 ton civarında alım yaptık ve kilosunu 250 TL’den yerinden temin ettik. Toplanan bu meyveleri geleneksel yöntemlerle reçele, sirkeye ve meyve suyuna dönüştürerek Beykoz’daki misafirlerimize sunuyoruz."
Amber Çay ile gerçek çay deneyimi
Çay sektöründe yaşanan katkı maddesi ve aroma suistimallerine değinen Alaeddinoğlu, Doğal Dükkan bünyesinde kurdukları Amber Çay modelini aktardı:
"Doğu Giresun bölgesinin çaylıkları, mikroklima iklimi ve fındık bahçeleriyle iç içe yapısıyla çok özel bir aromaya sahiptir. Amber Çay projemizle Türkiye’de örnek bir dayanışma modeli oluşturduk; 100’e yakın ortağımız ve 1500’e yakın kayıtlı çiftçimiz bulunuyor.
Kendi tarlalarımızdan gelen çayları kendi fabrikamızda hiçbir boya ya da aroma maddesi eklemeden işliyoruz. Piyasada kumaş boyaları ve yapay aromalarla işlenen çaylar sindirim sistemimizi zorluyor, vücudu strese sokuyor. Biz ise 4 bin tona yakın çayı en saf ve doğal haliyle vatandaşlarımızla buluşturuyoruz."
"Fındığımıza ve üreticimize sahip çıkmalıyız"
Türkiye’nin en stratejik tarım ürünlerinden biri olan fındıkta yaşanan fiyat dengesizliklerine de değinen Alaeddinoğlu, üreticinin yalnız bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi:
"Maliyeti 200 TL olan fındık, serbest piyasada 160-170 TL bandına kadar gerilemiş durumda. Müstahsil maliyetin altına ürün satmak zorunda kalıyor ve gelecek yıl bahçeye girip girmeme konusunda tereddüt yaşıyor. Dünyanın en kaliteli fındığı olan Türk fındığına, Giresun ve Ordu fındığına sahip çıkmalıyız. Ürünlerimizi bölgesel planlamalarla işlemeli, sanayisini kurmalı ve güçlü markalarla pazarlamalıyız. Devlet yetkililerimizle birlikte bu kalkınma modelini büyütmeye hazırız."
"Çözüm toprağa dönmekte"
Paketli gıdalardaki koruyucular, raf ömrü uzatıcı kimyasallar ve gıda boyalarının toplum sağlığını tehdit ettiğini hatırlatan Alaeddinoğlu, herkesi yeniden toprakla buluşmaya davet etti:
"Geçmişte atalarımız soba külünü lahana yaprağına serper, haşereleri kimyasalsız uzaklaştırırdı. Biz de bugün arazilerimizde odun sirkesi ve doğal yöntemler kullanarak iyi tarım yapıyoruz. Toplumdaki mutsuzluğun temelinde sağlıksız beslenme yatıyor. Bir karış toprağımız dahi varsa ekmeli, köylerimizle bağımızı koparmamalıyız. 'Köylü milletin efendisidir' sözünü unutmadan, toprağa ve üreticimize destek olmalıyız."
Doğal Dükkan, Beykoz Kavacık’taki merkezinde Karadeniz’in en saf lezzetlerini sofralara taşırken, yerel kalkınma ve sağlıklı yaşam mücadelesini sürdürüyor.










