Şevket Arıkan'ı aradım. Ruhsatları Ali Zengin döneminde verilmiş olsa da Acarlar Mahallesi ile ilgili 30 yıl sonra gelen kararla ilgili bir fikri olmalıydı.

Şevket Başkan, bir İstanbul Beyefendisidir. "Mahkeme kararını görmeden bir yorumda bulunmam doğru olmaz" dedi. Her konuda bir fikri olan günümüz "çokbilmişleri" olsa, hemen aklına ve ağzına geleni söylerdi. 

Israr ettim: "Şevket Başkan, bir şekilde yapı ruhsatları iptal edilmiş. En azından kararla ilgili olmasa da devamıyla ilgili bir öngörüde bulunsanız, olmaz mı? Beykoz Belediyesi şimdi ne yapacak? İBB ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nasıl hareket edecek?" dedim.

"Ferdi" dedi. "Bu dava senin dediğine göre İsmet Acar ile Mimarlar Odası arasında öyle değil mi?" dedi. "Evet" dedim. "Peki, burdaki 3. şahıslar ve onların yasada da yer alan iyi niyetleri ne olacak? Hakları ne olacak?" dedi.

Doğru söylüyordu Şevket Başkan...

Aradan 30 yıl geçmiş... Bizim öncelikle sormamız gereken, bu davanın neden 30 yıl sürdüğüdür. Şimdi 30 yıl sonra açıklanan kararın kime ne faydası olabilir ki?

Dava İsmet Acar ile Mimarlar Odası arasında... İyi de artık Acarlar Mahallesi İsmet Acar'ın değil ki... Orada parasını verip tapu almış insanlar var. Muhatap onlar bu mahkeme kararından sonra... Ne olacak? Bu kadar insana "Verdiğiniz paralar boşa gitti, çıkın yıkacağız burasını" mı denilecek, yoksa "Tamam yine çıkın ama alın verdiğiniz parayı da öyle çıkın" mı denilecek? Her iki olasılığın da gerçek hayatta bir karşılığı yok ki?

Bu artık böyle alınmış bir mahkeme kararı olarak kalacak. 30 yıl sonra gelen bir adalet diye de yıllarca konuşulmaya devam edecek.

Oysa asıl soru şu:

Bu karar sonrası Beykoz'da orman arazilerinde gözü olanlar, ne kadar cesaret edecek?

Şimdi birisi çıkıp da derse, "Yahu madem 30 yıl sonra karar çıkıyor, biz de yapacağımızı yapalım Devlet uğraşsın 30 yıl; bize ne?" derse ne olacak?

Ne yazık ki adalet kavramı, aradan zaman geçince eski tadı vermiyor; ne suçlu ne de haklı olana... Bizim öncelikle kısa sürede sonlandıracağımız davalarla halka güven vermemiz gerekiyor, sanırım.

Ha, bu iş 30 yıl önceye gidersek, yapılmalı mıydı, yapılmamalı mıydı?

İzin baştan verilmeli miydi, verilmemeli miydi?

O konuda da Şevket Başkan'ın döneminden bir örnek verelim, izni olursa:

Beykoz'da arazileri bulunan Merter ve Sazak grupları Şevket Arıkan'ın Başkan olduğu dönemde, kendi arazilerine Acarlar benzeri bir yapı yapmak için Beykoz Belediyesi'ne müracaat ederler. Şevket Başkan, konunun Meclis gündemine bile gelmesine razı değildir.

Sonuç?

Sazak ve Merter Ailelerinin Beykoz'daki arazileri bugün hâlâ yemyeşil...