CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. Doğal Dükkân’da düzenlenen buluşmada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Düzgün; Beykoz Belediyesi, meclis çalışmaları, kaçak yapılar, feribot sorunu ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
CHP Beykoz İlçe Başkanlığı tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında düzenlenen basın buluşması, Doğal Dükkân’da gerçekleştirildi. Programa CHP Beykoz Belediye Meclis Üyesi Gülsüm Arıkan, İlçe Yöneticisi Merve Gürtunca ve Kadın Kolları Başkanı Eylem Uzuner de katıldı.
“10 Ocak sadece bir kutlama günü değildir”
Program, İlçe Sekreteri Merve Gürtunca tarafından okunan kapsamlı basın açıklamasıyla başladı. Açıklamada, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün yalnızca bir kutlama günü olmadığı vurgulanarak, basın özgürlüğünün, halkın haber alma hakkının ve demokratik hukuk devletinin mevcut durumunun açıkça değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Gazeteciliğin iktidarları memnun etme faaliyeti değil, kamu yararı adına gerçeği ortaya çıkarma sorumluluğu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Gazetecilik bir suç değildir” denildi. Türkiye’de halen gazetecilerin cezaevinde olmasının ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
“Kalemin özgürlüğü yoksa toplumun nefesi kesilir”
Yerel basının demokrasinin yereldeki vicdanı olduğunun altı çizilen açıklamada; gazetecilerin ekonomik baskılar, ilan tehditleri, siyasi yönlendirmeler ve sansür girişimleriyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. “Kalemin özgürlüğü yoksa toplumun nefesi kesilir” sözleriyle yerel basının önemi bir kez daha vurgulandı.
“Kadınlar siyasetin süsü değildir”
Basın açıklamasında kadınları siyasette “figür” ya da “vitrin unsuru” olarak gören anlayış sert bir dille eleştirildi. Kadınların karar alma mekanizmalarının asli ve eşit öznesi olduğu belirtilirken, kadınları dışlayan ve basını baskılayan anlayışın Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
“Basın özgürlüğü adalet arayışının güvencesidir”
Açıklamanın devamında basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil; kadınların, doğanın, hayvanların ve adalet arayan herkesin ortak meselesi olduğu vurgulandı. Özgür basının susturulmasının hak ihlallerini görünmez kıldığı belirtilerek, CHP Beykoz İlçe Başkanlığı’nın basın özgürlüğünden kadın haklarına kadar uzanan bütünlüklü mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceği kamuoyuna ilan edildi.
Düzgün gazetecilerin sorularını yanıtladı
Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, ilçe başkanı olduktan sonraki üslubunun değiştiği yönündeki eleştirilere değindi. Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in şikâyeti üzerine ifade verdiğini hatırlatan Düzgün, CHP örgütünün zor bir süreçten geçtiğini ve bu nedenle sert ve net bir duruş sergilediklerini söyledi.
“Kavga etmem gerekiyorsa ederim” diyen Düzgün, CHP’ye, belediye yönetimine ya da başkan vekiline yönelik eleştiriler karşısında sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
“Beykoz’un lehineyse elbette görüşürüz”
Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ile bir araya gelip gelmeyeceği yönündeki soruya yanıt veren Düzgün, şunları söyledi: “Beykoz adına bir kazanım olacaksa, Beykoz’un menfaati söz konusuysa elbette bir araya geliriz. Ancak CHP’ye yönelik saygısızlığın da sona ermesi gerekir.”
“Mecliste hakaret dili doğru değil”
Belediye meclisinde kullanılan sert dil ve hakaret içeren söylemlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Düzgün, daha önce kendisinin de meclis üyeliği yaptığını hatırlatarak, hiçbir dönemde belediye başkanına ya da yönetime yönelik hakaret dili kullanmadığını ifade etti. “Bugün mecliste zaman zaman seviyeyi aşan söylemler duyuyoruz. Bu doğru değil. Meclisin seviyesini yükseltmek zorundayız. Hakaret diliyle siyaset yapılmasını doğru bulmuyorum.”
“Parti kurallarına uymayana işlem yapılır”
Mecliste onaylanmayan kararlar ve parti disipliniyle ilgili bir soru üzerine Düzgün, parti kurallarına uymayan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi: “Üye, meclis üyesi ya da yönetici fark etmez. Partiyi zor durumda bırakan herkes hakkında gerekli işlemler yapılır. Kimseye ayrıcalık tanınmaz.”
“Sözlü baskı ve psikolojik şiddet kabul edilemez”
Mecliste sözlü baskı ve psikolojik şiddet olduğu yönündeki iddialara da değinen Düzgün, bu tür bir siyasi iklimin kabul edilemez olduğunu belirtti “Meclis tartışılır ama bağırarak, baskı kurarak değil.”
Kaçak yapılar, yıkımlar ve çifte standart eleştirisi
Kaçak yapılar ve yıkımlar konusunda CHP’nin net bir duruşu olduğunu vurgulayan Düzgün, seçici uygulamalara sert tepki gösterdi: “İki-üç zenginin yapısına dokunmayıp bir garibanın evini yıkarsanız bu adalet olmaz. Yıkım olacaksa herkes için eşit olmalı. Garibanı koruyacak bir formül üretmek zorundayız.”
Kaçak yapı sorununun yalnızca bugüne ait olmadığını ifade eden Düzgün, bunun geçmişten bugüne süregelen yapısal bir problem olduğuna dikkat çekti.
“Feribot birinci gündem maddem”
Feribot sorununun Beykoz’un en önemli problemlerinden biri olduğunu belirten Düzgün, bu konuda girişimde bulunacağını açıkladı: “Bu hafta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ile mutlaka görüşeceğim. Birinci gündem maddem feribot olacak.”
Alaattin Köseler açıklaması
Düzgün, tutuklu bulunan Alaattin Köseler’in durumu hakkında da bilgi vererek, ilçe yönetimindeki avukatların düzenli ziyaretlerde bulunacağını, hem moral hem de hukuki desteğin süreceğini söyledi. Köseler döneminde alınan bazı kararlar ile yurt, kreş ve sosyal alanlara ilişkin projelere de değindi.
“CHP olarak 2026’ya güçlü başladık”
CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, partinin 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptığını belirterek, CHP’nin İstanbul’daki ilk mitinginin Beykoz’da yapılmasının örgüt açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.
Program, basın mensuplarıyla yapılan sohbetin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




