Beykoz Üniversitesi, küresel enerji güvenliği, lojistik ve ticaret rotalarının geleceğini masaya yatıran önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. “ABD-İsrail’in İran’a Karşı Savaşı Ortamında Enerji ve Ticaret Rotalarını Yeniden Düşünmek” başlıklı etkinlikte, Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji arzı, tedarik zinciri ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Küresel krizlerin lojistik ve ekonomiye etkisi değerlendirildi
Konferansın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Burak Küntay, dünya siyasetinde alışılmış dengelerin hızla değiştiğini belirterek, savaşların artık yalnızca siyasi değil ekonomik sonuçlar da doğurduğunu söyledi.
Küntay, lojistik ve tedarik zincirlerinin küresel sistemin en kritik unsurlarından biri haline geldiğini vurgulayarak, yaşanan krizlerin doğrudan vatandaşın alım gücüne yansıdığını ifade etti.
“Bugün çok enteresan bir dönemden geçiyoruz. Bildiğimiz birçok şeyin yerle bir olduğu, bazen yaşananları anlamakta güçlük çektiğimiz bir süreçten söz ediyoruz” diyen Küntay, Ukrayna-Rusya savaşı ve küresel ekonomik gerilimlerin dünya ekonomisinde ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Enerji arz güvenliği ve alternatif koridorlar gündemdeydi
Etkinliğin ilk oturumunda enerji güvenliği için alternatif enerji rotaları ele alındı. Dr. Ali Çınar moderatörlüğündeki panelde, Matthew Bryza, Dr. Cornelia Meyer, Dr. Usman Aliyu Uba ve Maciej Filip Bukowski konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji piyasalarına etkisi, Avrupa’nın enerji politikaları ve enerji arz güvenliği için geliştirilen yeni iş birlikleri değerlendirildi.
Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı örnek gösterildi
Konuşmacılar arasında yer alan Matthew Bryza, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın enerji güvenliği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.
Bryza, hattın yalnızca stratejik bir enerji koridoru değil, aynı zamanda mühendislik açısından da dünyanın en zorlu projelerinden biri olduğunu belirtti. Petrol ve doğal gazın yüksek rakımlarda taşınmasının ciddi teknik çalışmalar gerektirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin diplomatik rolüne dikkat çekildi
Konferansın ikinci oturumunda ise alternatif ticaret yolları ve tedarik zinciri güvenliği masaya yatırıldı. Dr. Pınar Dost moderatörlüğündeki panelde, Prof. Dr. Ezgi Uzel Aydınocak, Bilgehan Engin, Dr. Cornelia Meyer ve Prof. Dr. Aylin Ünver Noi değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, Türkiye’nin Ukrayna savaşı sürecinde tahıl koridoru ve Karadeniz güvenliği konusunda önemli diplomatik adımlar attığını belirterek, Hürmüz Boğazı krizinde de Türkiye’nin kritik rol üstlenebileceğini söyledi.
Noi, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın yalnızca enerji değil, gübre ve gıda tedarikini de ciddi şekilde etkileyebileceğine dikkat çekti.
Jet yakıtı ve hava taşımacılığı uyarısı
Konferansta enerji tedarikiyle ilgili risklere de değinildi. Özellikle jet yakıtı fiyatlarında yaşanabilecek artışların hava taşımacılığı sektörünü doğrudan etkileyebileceği ifade edildi.
Türkiye’nin rafineri kapasitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğu belirtilirken, küresel enerji krizlerine karşı uluslararası iş birliği ve yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.







