Beykoz Kundura’da görev yapan eski iş yeri hekimi Halil Şirin’in ortaya attığı mobbing ve ayrımcılık iddiaları gündeme oturdu. Şirin, kızlarının başörtülü olması nedeniyle işten çıkarıldığını öne sürerken, kurum yönetimi ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak hukuki süreç başlattıklarını açıkladı.
“Başörtüsü Nedeniyle Rahatsız Oldular” İddiası
İddiaya göre, Beykoz Kundura’da iş yeri hekimi olarak görev yapan Halil Şirin, ailesiyle birlikte katıldığı bir davetin ardından kurum yönetiminin tavrının değiştiğini öne sürdü. Şirin, Genel Müdür Serpil Yıldırım ile Kültür Sanat Direktörü Buse Yıldırım’ın kızlarının başörtülü olmasından rahatsızlık duyduğunu iddia etti.
Şirin, yaşananların ardından kendisine “Artık burada doktor istemiyoruz” denildiğini ve iş akdinin sona erdirildiğini belirterek, sürecin dini hassasiyetlere yönelik bir yaklaşım nedeniyle geliştiğini savundu.
“Mescit Değil Dua Odası” İddiası
Halil Şirin açıklamalarında yalnızca kendisinin değil, bazı çalışanların da baskıya maruz kaldığını ileri sürdü. Bazı personelin başörtüsü yerine bone kullanmaya zorlandığını iddia eden Şirin, Ramazan ayında oruç tutan çalışanlara yönelik baskı uygulandığını da öne sürdü.
Şirin’in en dikkat çeken iddialarından biri ise kurum içerisindeki ibadet alanına ilişkin oldu. Bir çalışanın mescit talebine yönelik olarak “Orası mescit değil dua odası” şeklinde yanıt verildiğini aktaran Şirin, kurum içinde dini değerlere karşı dışlayıcı bir dil kullanıldığını savundu.
Beykoz Kundura’dan Açıklama: “İddialar Asılsız”
İddiaların ardından Beykoz Kundura yönetiminden de yazılı açıklama geldi. Açıklamada, Halil Şirin’in iş akdinin dini nedenlerle değil, iş yeri hekimliği hizmetinin Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) aracılığıyla yürütülecek olması nedeniyle sona erdirildiği belirtildi.
Yönetim, Şirin’in işten ayrıldıktan sonra kurum hakkında sistematik şekilde karalama kampanyası yürüttüğünü savunarak, ticari itibarı zedelediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.







