Yerli ve Milli

Nuri Demirağ, Mühürzâde Mehmed Nuri Bey, Türk iş adamı, siyasetçi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerinden.

Türkiye’nin o dönem 10.000 kilometrelik demiryolu ağının yüzde onundan daha fazlasını yaptı.

Karabük Demir Çelik, İzmit Selüloz, Sivas Çimento ve Bursa Merinos tesislerini, Eceabat Havalimanı’nı, Haliç kenarında İstanbul Hal Binası’nı inşa etti.
1931 yılında İstanbul Boğazı’na köprü yapmak istedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Atatürk’e projeyi anlattın .

San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü’nün bir benzerini yapmak istiyordu, hatta Golden Gate’i yapan firmayla bile anlaştı, hükümetten onay alamadı.

İlerleyen Yıllarda ordunun ihtiyacı olan uçaklar halkın ve işadamlarının bağışları ile satın alınıyordu. Demirağ Fabrika kuralım dedi ve kurdu, havacılık okulu açtı. 
Sonuç mu; 1936’da ilk tek motorlu uçak üretildi ve Nu.D-36 adı verildi. 1938’de Nu.D-38 adlı çift motorlu altı kişilik yolcu uçağı yapıldı. NuD-38, 1944 yılında Dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına girdi, İspanya, İran ve Irak’tan siparişler alındı lakin bir test uçuşunda kaza oldu. Davalar açıldı, 1950 yılında fabrika kapatıldı uçaklar mı ? hurdacıya satıldı .

2000’li yıllar geldi , yerli uçağımız göklerde diye yine yola çıkıldı , Eren ve Fatih Özmen çifti bir takım girişimlerde bulundu , Sierra Nevada Corparation’ın sahipleri. TRJ328 şaşalı bir şekilde Türkiye’de üretilecek dendi , tak bir hokus pokus oldu bizim TRJ328 birden bire D328NEU oluverdi . Merkel sahip çıktı üretimi Almanya  Leipzig’da yapılacak. Alman yerli ve milli olarak…

Şimdi Gelelim bizim yerli ve milli üretim alışkanlıklarımızın devamına.

Geçtiğimiz günlerde TOGG’nin yerli ve milli otomobilinin ilk detayları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı . Tamamen milli olanaklarla üretilen yerli ve milli olan otomobil diye lanse edilen aracın tasarımı İtalyan şirketi Pininfarina tarafından hazırlanmış, Prototipler de İtalya’da yapılmış .

Şimdi elbette buna üzülenler olmuştur , sebep şu böyle afilli kelimeler yerine biz bir otomobil üreteceğiz , geliştireceğiz çalışacağız desek sorun yok . Yüzde yüz yerli falan mevzusuna girmenin gereği ne ? Daha ilk dakikada gol sesi geliyor . Seksen milyonluk ülkede tasarımcı mı yok ? Tasarımcı var da Aerodinamik bilen insanımız mı yok ? Bal gibi de var . 
Üç isim sayayım size ; Murat Günak , Hasip Girgin , Murat Güler …

Bu Türkler dünyaca ünlü markalara tasarım yapıyor .

Şu konuda belki kısmen hak verebilirim , Dünya pazarında daha fazla kabul görmüş bir isimle bir firmayla tasarım konusunda işbirliği yapmamızın sebebi tamamen reklam amaçlıdır diyebilirsiniz , bunu anlayabilirim ama yüzde yüz demeyin .
Vatanını milletini seven hiç kimse yerli ve milli bir üretime hayır demez dememeli , bunu Yerli İHA ve SİHA üretemediğimiz yıllarda İsrail’le Heronlar konusunda fazlasıyla yaşamıştık . Vermiyoruz şımarıklıklarına boyun eğdiğimiz günlerdi artık Heronlar kimsenin umrunda bile değil …
ÜLKENİN DİNAMİKLERİ

Tüm bunca anlatımdan sonra bir sonuca varıyorum , ülkemizde 203 üniversite ve milyonlarca öğrenci var , yüzlerce farklı fakülte binlerce bölüm var . Kısaca zehir gibi beyinlerimiz mevcut .

Ülkedeki her proje için neden yarışmalar açılmaz , neden bunun sonuçlarını kamuoyuna tartıştırmayız ?
Neden ?
Neden ?
Neden ?

Ülke yerli ve milli araba üretecek ya , yahu bir yarışma açılsa ciddi de bir birincilik ödülü olsa ???

Yerli araba için tasarım yarışmasının ;
1.’lik ödülü 500.000 TL.
2.’lik Ödülü 250.000 TL.
3.’lük Ödülü 150.000 TL.

Yahu 1 milyon toplam masrafla neler neler üretilir bir düşünün , yüzlerce genç buna kafa yorar kendi kendilerini yetiştirirler . 

Bu mesele benim hayalimdir . Her mesele için yarışma yaparım aklınıza gelebilecek herşey için .

Bir düşünün Beykoz’da bir ara Kanal Riva Projesi vardı . Hollandalılar yapıyorlar diye birde övüne övüne anlatıldı. 

İstanbul’da 33 Üniversitede Mimarlık Fakültesi var , 3 üniversitede Şehir ve Bölge planlama bölümü var . 
Düşünün Öğrenci sayısını .her bir öğrencinin ayrı ayrı proje yaptığını , Yöneticilere tavsiyemdir hadi yarışmaları vs. geçtim bari şu üniversitelerle işbirliğine gidin de bu gençler sistemin içine katılsın . İnanın bunu Beykozda deneseniz bir yılda 45 mahalleyi silbaştan yaparlar , hemde öyle projeler çıkar ki aklınız durur . Hiçbir öğrencinin kafasında siyasi ve ekonomik rant olmayacağından yerelde araştırma yapıp halka dokunup proje üreteceklerinden dolayı ortaya huzur dolu bir kent çıkar …

Mesele üniversiteleri açmak değil mesele yetişen insan gücünü sisteme daha okuldayken dahil etmek .

Esen Kalın .

YORUM EKLE