“Yeni Türkiye”

Yaşı 35’in üzerinde olanlar Milenyum sözünü hatırlar,1999 yılında 2000 yılına girilen gece dünyada bilgisayarların vereceği tepkiler konuşuluyordu.

Türkiye gündemi ise 1999 yılı paket servis yapılan Alçak bebek katili Aponun tutuklanması ve mahkûm edilmesi, ardından da 17 ağustos depremiyle meşguldü.

Milenyum geldi ve bilgisayarlar dünyayı ele geçirmedi ama artık farklı bir dünyaya doğru gidileceğinin sinyallerini verdi.

Z Kuşağı

Milenyum sonrası doğanların içinde bulunduğu kuşak olarak adlandırılıyor.  

Z kuşağı için 28 Şubat Post Modern darbesi bir şey ifade etmiyor.
19 Şubat 2001 de Sezer, Anayasa kitapçığını Ecevit'e fırlattı.

Ekonomik krizin başlamasına bahane oldu. 4000 firma kapandı.

Yarım milyon kişi işsiz kaldı. Bunlar da bir şey ifade etmiyor.

14 Ağustos 2001 yılı da bir şey ifade etmiyor.

Kısaca Milenyum da doğanlar için bu tarihlerin büyük bir anlamı YOK.

Peki, bu kuşak ne düşünüyor?

Ne hissediyor?

Nasıl Yaşıyor?

Öncelikleri neler?

Birçok soruyu ard arda dizebiliriz.

Bunun gereği şu ki Z Kuşağı önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde ülkenin gidişatına yön verecekler.

2030 da birçoğu yönetici iş insanı politikacı sporcu sanatçı olacak ve ülkeyi yönetecekler.

1960-1970 arasında Amerikadan yayılan bir akım vardı ; Hippie kavramı .

1960’ların başında Amerika’da doğdu. 68 kuşağının çiçek çocukları 1970 yıllarının ortalarında birçok ülkeye yayıldı.

Bu dönemi en iyi müzik grupları olarak bilinen iki grup tarafından, anlatmak gerekirse; The Who “Yaşlanmadan ölmek istiyorum” derken,

Rolling Stones ise ”Yuvarlanan taşlar gibi evsiz olmak”tan bahsediyordu.

Bu akımın dünyaya yayılması o dönemde yılları buluyordu ya bugün Meksika’nın herhangi bir köyünde internet bağlantısı olan bir çocuk trend topic oluşturabiliyor.

Bunu dünyaya yayılması bazen saatler içerisinde bile gerçekleşiyor.

İnanılmaz bir hız inanılmaz bir etki var.

Bilgi onlar için bir tık uzakta , Google üzerinden ulaşamayacakları hiçbir eksikliği nerdeyse kalmadı . Napolyon diyorsun para para para diyorlar 1799’u söylüyorlar.

Elektrik diyorsun TESLA dan başlayıp Andre Ampere,Alessandro Volta ve Georg Ohm'dan bahsedebiliyorlar .

Bu hız içselleştirilmiş bilgiyi mi sağlıyor ? Hayır diyebilirim . Kısmi bir hazırcılık kolay ulaşım var .

Psikologlar , sosyologlar nasıl bir tanımlama getirirler bundan sonrası için bilemiyorum ama hızlı bilgi onları geçmiş kuşaklardan fersah fersah ayırıyor.

Pakistanlı Malala Yusufzay var En Genç Nobel Ödülü alan genç bir kız .

Malala Nobel Barış Ödülünü 10 Aralık 2014’de aldı. Malala, $1.1 milyonluk ödülünü Pakistan’da kız çocuklarına bir ortaokul yaratılması için bağışladı.

Tüm Dünyayı etkiledi. Taliban Tarafından vurulmuştu ama 20 yaşına gelmeden kahraman oldu.

Bu örnek Dünyanın taa diğer ucundan ama etkisi hepimizi sarıyor .

İşte bu yüzdendir ki Dünya çok hızlı değişiyor , Türkiyede bundan fazlasıyla etkileniyor .

Bir dostumdan duymuş ilk anda çok önemsememiştim ; lakin büyük harflerle bu kuşağı anlatıyor .

“ÇOCUKLAR LİSELİ DOĞUYOR”

İrfan Öztürk’ten duyduğum bu söz galiba Z Kuşağının özeti.

Dolayısıyla “Yeni Türkiye” bu kuşak üzerine kendini onların tabiriyle update ( güncelleme ) ediyor.

Şimdi bu kuşağı yetiştirenler, onlara işverenler, onların çalışanları olanlar, onlarla siyaset yapanlar kendilerini güncellemek zorundalar.

Özellikle Politikacılar için ufuk açmakta fayda var;

bu kuşak Hollanda’da, Almanya’da, Brezilyada, İspanyada, Rusya’da asgari ücretle kaç kilo et, kaç kilo patates, kaç litre süt, kaç litre benzin alınır diye 10 dk da Türkiye’deki kıyaslamalarla grafik olarak size verebiliyorlar.

Eğitim hakkında size destanlar yazabiliyorlar.

Siz yol , hastane , buzdolabı , fırın , köprü derken onlar size bak Çinliler …. dolara Kanadalılar … dolara mal etmiş diyorlar .

Siz hiç Mercedes’in Kg.’ı ile iphone’nun Kg. kıyaslamasını yaptınız mı ?

Onlar yapıyor …

2019’da Amazon.com’un marka değeri 190 Milyar dolar ve dünyanın marka değeri en yüksek ilk şirketi .

İlk 10 da silah sanayi yok , inşaat yok , araba uçak yok …

Ve sakın ama sakın tüp kuyruğu , patates kuyruğu demeyin onlar mars’a gidecek ilk kolonideki sıradan bahsediyorlar.

Yok efendim onlar apolitik yok efendim dünya umurlarında değil falan demeyin YANILIRSINIZ…

Sakın ama sakın akıllarıyla alay etmeyin adamı çok fena bozarlar.

Benden söylemesi…

Esen Kalın …

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ferdi Güngör
Ferdi Güngör - 4 ay Önce

Samimi olarak söylüyorum, Beykoz Gündem'de yazan yazar arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Her birisi de farklı bir pencere açıyor insanda...

Yazıya gelirsek de... Bir ekleme yapayım: Biz eskiden yani 1980'lerde 1990'larda GırGır ile Oğuz Aral abimle; Kurthan Fişekli-Fatih Altaylı-Gökmen'li Oktay Ekşili-Ertuğrul Özköklü Hürriyet Gazetesi ile ülkeye bakardık. Bizim haftasonlarını ailesiyle çayırda-çimende-piknikte geçiren 'çizgili pijamalı' ve de dürüst, hoşgörülü azıcık da muzır 'babalarımız' vardı. Onlar hayatı yaşanır kılardı. Sanırım bahsettiğin Z kuşağının yaşadığı en büyük eksiklik bunlar. Çünkü Z kuşağı daha sert bir zeminde ve çizgili pijamayı çıkartıp üzerine dedikodunun, nefretin üniformasını giymi; ötekileştirilen, kendi gibi düşünmeyeni alçaltan; tembel oğlunu değil ona düşük bir verdi diye gidip okula öğretmeni azarlayan 'babaları' görüyorlar. Medya ise zaten içler acısı... Çoksesli medyanın yerini alan tek yanlı medya, kendi görüşü etrafında maalesef her gün kin kusuyor... Farklı görüşten gazeteciler ve yazarlar artık ulusal medyada asla yan-yana çalışamıyor. Bunun eksikliğini ise Z kuşağı yüreğinden hissediyor. Keşke 1980'leri değil de en azından 1990'ları yaşasalardı