İYİ Parti İl Başkanı Kavuncu'dan Beykozluya bayram mesajı

İYİ Parti İl Başkanı Kavuncu'dan Beykozluya bayram mesajı

İBB seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'na destek vermesi dolayısıyla pek çok siyasi otoriteye göre ülkedeki yerel seçimin kaderini değiştiren İyi Parti'nin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Beykoz'a geldi. İyi Parti Beykoz İlçe Başkanı Akif Taşdemir'in ziyarete gelen Buğra Kavuncu, Beykoz Gündem'in de sorularına yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Alışveriş merkezlerinin açılması" kararını eleştiren İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, "Umarız bu karar 'Tek Adam' kararı değildir ve Bilim Kurulunun tavsiyeleriyle hareket edilmiştir. Bize göre kararın Bayram sonrası alınması daha isabetli olacaktı" dedi. Buğra Kavuncu ayrıca Beykozluların Ramazan Bayramını da kutlayarak, Haziran-Temmuz aylarında sürecin normale dönmesi halinde Beykoz sahilinde gezmek ve kafeteryalarında vatandaşlarla birlikte çay içip sohbet etmek konusunda sabırsızlandığını da itiraf etti. 

İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Beykoz'da önemli mesajlar verdi. İl Başkanlığı olarak 8 bine yakın yardım kolisi dağıttıklarını ve dağıtıma da devam ettiklerini anlatan Buğra Kavuncu, özellikle sosyal medyadan kendilerine yardım konusunda pek çok talep geldiğini, İlçe Başkanlıkları eliyle de bu çağrılara yanıt vermeye çalıştıklarını kaydetti. Korona virüs dolayısıyla en çok ekonominin etkilendiğini anlatan İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Beykoz Gündem'in konuya dair yorumlarını öğrenmek için sorduğu sorulara ise şu şekilde yanıt verdi: 

SAĞLIK BAKANLIĞI VE OTORİTELERİN TALİMATLARINA UYDUK 

"Biz ilk vaka haberi çıkıp, karantina tedbirleri uygulanmaya başlayınca harfiyen riayet ettik. Sağlık Bakanlığı ve otoritelerin vermiş olduğu tavsiyelere, talimatlara da uyduk. Tüm teşkilâtlarımızı da bu yönde yönlendirdik. İl ve ilçe teşkilâtlarımızı kapattık, toplantılarımızı erteledik. Toplantılarımızı da mümkün olduğu kadar dijital platformlardan gerçekleştirdik ve düzenli olarak da teşkilâtlarımızı bilgilendirdik.

Diğer yandan bu süreçte en çok ekonomik alan etkilenmişti ve özellikle esnafımız güç durumda kalmıştı. Biz ise çok fazla duyuru yapmadan yakın çevremize bir bağış uygulaması başlattık. Aslında bizim niyetimiz Büyükşehir Belediyelerinin başlattığı kampanyalara destek olmaktı. Ancak Hükümet bu yardım kampanyasını durdurup engelleyince, o zaman biz de kendi içimizde bağış toplama yoluna gittik. Bağıştan kastettiğimiz ise koli: Bugüne kadar İstanbul genelinde yaklaşık 8 bin koli dağıttık. Ramazan Bayramı'na kadar da dağıtmayı sürdüreceğiz.

YARDIMLARIMIZ MÜTEVAZIYDI ANCAK SES GETİRDİ

Bizim İyi Parti olarak İstanbul genelinde 50 bine yakın üyemiz var. Bu üyelerimiz içinde ihtiyaç sahiplerine de ulaştık. Onlara bu imkânlardan fayda sağladık ama onun haricinde partilimiz olsun veya olmasın ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, elimizden geldiğince ulaşmaya çalıştık. Bizim yaptığımız yardımlar mütevazı ölçekte olmuştu ancak buna rağmen ses getirdi. Sosyal medyadan bizlere ulaşan talepleri, ilçeler bazında elden geldiğince yanıtlamaya çalışıyoruz.  

Görünen odur ki, bu korona virüsü süreci tamamlandıktan sonra ekonominin toparlanması çok güç olacak ve zaman alacaktır. Türkiye bu krize yakalandığında hazır değildi. Eğer ameliyata giren bir hasta gibi düşünürseniz, hastanın bağışıklık sistemi çok zayıftı. 

EKONOMİ KONUSUNDA ÜMİTLİ DEĞİLİZ

İşte, yedek akçemiz yoktu, işsizlik fonu için ayrılan paraları kullanma imkanı yoktu. Yani Devletin ekonomik gücü maalesef bu süreçte biraz da değil epeyce bir eksik kaldı. Zira Aralık ayinda baskılama yöntemi uygulandı: 2 haftalık-3 haftalık karantina uygulanamamasının sebebi de buydu: Ekonominin çarkları dönsün istendi ki, bunu İbrahim Kalın da itiraf etti. Dedi ki, "İki haftalık, üç haftalık karantinanın ciddi maliyeti var" dedi. Tabi hiçbir şey insan hayatından daha önemli değil ama demek ki Devletin içinde olduğu şartlar, 2-3 haftalık evden çıkma yasağını uygulamayı öngörmedi. İnşallah bundan sonraki süreçte çabuk toparlarız ancak bu anlayışla, bu ekonomi yönetimi nedeniyle de çok ümitli değiliz."

Alışveriş merkezlerinin yeniden açılacak olması konusuna da değinen İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Beykoz Gündem'in sorusuna şu yanıtı verdi:

KARARI ELBETTE CUMHURBAŞKANI VERİR AMA...

"Ümit ediyoruz ki, Hükümet Bilim Kurulunun verdiği kararlar doğrultusunda hareket ediyordur. Tüm dünyada Bilim Kurulları hem Sağlık Bakanlığı hem de Hükümetlere tedbir paketlerini sunarlar. Türkiye'de Sağlık Bakanımız bu süreci iyi niyetle götürdü ve Bilim Kurulu bildiğimiz kadarıyla Hükümete çözüm önerilerini iletti. Fakat Hükümet bunların bir kısmını uyguladı, bir kısmını uygulayamadı. Uygulanamamasının altında yatan en büyük neden ise ekonomiydi. Bir başka nedeni de 'Tek Adam' rejimiydi. Çünkü görüyoruz ki, bugün üniversite sınavlarının dâhil nerede ve nasıl olacağına Cumhurbaşkanı karar veriyor. Milli Eğitim Bakanımız, Cumhurbaşkanı karar verir, diyor. Elbette Cumhurbaşkanının onayına sunulur ancak oradaki doğru ifade de şu olmalıdır: Biz bu ülkenin uzmanları bir araya geldik, ülkenin içinde bulunduğu şartlara göre en uygun çözümün ne olduğunu Cumhurbaşkanımıza bildirik; onun onayını bekliyoruz. Böyle olmalıydı.

Bir insan, ülkedeki her şeye karar veremez. Umarım alışveriş merkezleri dolayısıyla da verilen kararlar, bu şekilde kararlar değildir. Umarım karar, uzmanların görüşleri doğrultusunda veriliyordur. Malûm, alışveriş merkezleri kapalı mekânlar. Şimdi 2 aylık sürecin ardından tedbirler gevşetilirse, buralarda oluşacak yığılmalar ve önlem alınmadan gerçekleştirilecek alış verişler, tekrar bu salgını ikinci bir vakaya doğru sürüklemez ve zirve yapmaz. Öyle olursa bizim 2 aydır hepimizin üstlendiği sorumluluk çöpe gitmiş olur, yazık olur. 

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE YÖNELİK KARAR KEŞKE RAMAZAN BAYRAMI SONRASI VERİLSEYDİ

Bizim bir avantajımız, Avrupa'nın bu süreçte bizden 15-20 gün ilerde olmasıdır. Herhalde orada yaşanan bir sıkıntı da bizim alacağımız bu kararları revize ettirecek. Benim içim çok rahat değil. Kuşkusuz Hükümet ekonominin çarklarını döndürmek istiyor, bunu da anlıyoruz. Ancak tekrar aynı şeyi söyleyeceğim: Keşke ekonomisi çok güçlü bir ülke olsaydık da insanımızın sağlığını-hayatını tehlikeye atacak bu tedbirleri bu şekilde almak mecburiyetinde kalmasaydık. Keşke alışveriş merkezlerinin açılması kararı, Ramazan Bayramından da sonra her şey görülüp anlaşıldıktan sonra verilseydi. 

Beykozlular için Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tabi buruk bir Ramazan ayı icra ediyoruz çünkü Ramazan gruplarla, grup sohbetleriyle, birlikte kurulan sofralarda yenilen yemeklerle güzeldir. İftarlar, sevdiklerinizle yan yana olduğunuzda güzeldir. Ancak bu yıl çok enteresan bir sene... 23 Nisan'ın 100. yılına denk geldi, 19 Mayıs da yine bu virüs sürecine denk geliyor. Ramazan da buna denk geldi; Ramazan Bayramı da yine bu salgın sürecine denk geliyor. Herkes gibi Beykozlu  da ben sabırlar diliyorum. İnşallah bu Ramazan ayını bu şekilde atlatıp, Ramazan Bayramında da yeniden bu salgının artmasına imkân vermeyecek şekilde geçiririz. Ondan sonra da Haziran ve Temmuz'da inşallah Beykoz'un güzel sahilinde rahat rahat yürüyecek, kafeteryalarında oturup çay içecek hale geliriz. Şimdiden de tüm Beykozluların Ramazan Bayramını kutluyorum."

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2020, 22:15

Beykoz Gündem

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER