Sit alanı sorun mudur?

İlçemizde yaklaşık 30-40  yıldır sit alanı problemi nedir, nasıl çözülür, neden çözülmüyor? gibi sorunlar konuşulmaktadır. Bir bölgenin sit alanı olması, imara açılamaması ve  hiçbir yapı yapılamayacağı sonucunu doğurmaz. Yapılacak koruma amaçlı imar planı şartlarına göre yapılaşma gerçekleşir.   

Beykoz ilçesinde, sit statüsü ilk olarak bugünkü Boğaziçi alanı 14.12.1974 tarihinde Gayrimenkul eski eserler anıtlar yüksek kurulu kararı ile tarihi ve doğal sit alanı ilan edilmiştir. Sit ilan edilen bu bölge 18.11.1983 tarihli 2960 sayılı Boğaziçi kanunu ile Boğaziçi öngörünüm, gerigörünüm ve etkilenme bölgeleri ilan edilmiştir. Yenimahalle-  Anadoluhisarı ile Anadolukavağı- Poyrazköy boğaz hattında kalan mahalleler bu kapsama girmektedir. 

Boğaziçi alanı dışında kalan diğer tüm bölgeler (Yenimahalle- Göksu evleri ile Çavuşbaşı- köylerin tamamı ve Riva bölgesi 15.11. 1995 tarihinde İstanbul 3 nolu kültür ve tabiat  varlıklarını koruma bölge kurulu kararı ile doğal sit alanı ilan edilmiştir. Kurul kararı eki 1/25000 ölçekli haritada bölgenin sit derecelendirme (1. -2. -3. Derece doğal sit) bölgeleri belirlenmiştir. 2. Ve 3. Derece doğal sit alanlarında yapı yapılabilir. 1. Derece doğal sit alanlarında yapı yapılamaz. Orman alanları 1. Derece doğal sit alanı ilan edilmiştir.  

2012 yılında yürürlüğe giren 2B kanunu 1. Derece doğal sit alanı olan bazı Orman alanlarını, orman dışına çıkararak hak sahibine satışına sebep olmuştur. Bu alanlar özellikle Çavuşbaşı bölgesinin neredeyse %25’i kadar büyüklüğe sahiptir. Bölgenin sit statüsü değişmeden imar durumu alabilmeleri mevzuat açısından mümkün görünmüyor. 

Doğal sit alanlarının sit statüsünün değişmesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkisindedir. Sit ilanını yapan Koruma kurulu iken 2011 yapılan yasal değişiklik ile yetki Ankara’ya verilmiş ve bakanlık yetkili kılınmıştır. Ağustos ayındaki yazımda belirttiğim imar planlarının onay işlemlerinde bürokrasinin artırılması Sit değişikliğinde de karşımıza çıkmaktadır. Maalesef yine bürokrasi artırılmıştır.  

Bakanlık İstanbul’un geneli için 2014 yılında sit alanlarının ve statülerinin yeniden belirlenmesine yönelik bir çalışma başlattı. İhalesi yapılan çalışmalar Beykoz ilçesini de kapsıyordu. 6 yıl geçmesine rağmen bu çalışmanın bitmemesi ilçemiz halkının  ve Beykoz belediyesinin mağduriyetine sebep olmaktadır. Nasıl mı? Bu çalışma kesinleşmeden Beykoz belediyesi bu bölgelere (eski köyler, Çavuşbaşı ve Riva) imar planı yapamıyor. Bunun sonucu olarak yeni kamu hizmet alanları (okul, sağlık tesisleri, park alanları, ….) ve yeni çalışma – iş alanları yapılamamaktadır. Bu yüzden yeni sit değerlendirme çalışmasının bir an önce bitirilmesi gerekmektedir. Zaman geçtikçe zihnimizde acaba neler oluyor? Beykoz halkını mağdur edecek bir sonuç mu ortaya çıkacak diye endişeleniyorum.     

Çevre ve şehircilik bakanlığı, yıllardır mağdur edilen Beykoz halkını sit statüsü ve akabinde imar planları konusunda çözüme kavuşturmalıdır.  

Bürokrasinin azalacağı günler beklentimizdir. 

Sağlıklı günler...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fazlı Çilingir
Fazlı Çilingir - 10 ay Önce

Erdal bey
Beykoz’un bu yapısının Beykoz’lu uzman bir kişi tarafından dile getirilmesi beykozlular için bir şans.
Bir vatandaş olarak şunu bilirimki yerel yönetimler biz vatandaşlar için var. Elbette kanun koyucunun iradesine aykırı işlem yapmayacaklar. Ancak bölge halkının fiili durumununda dikkate alınması gerekir. Bazı özel uygulamalar yapılırken halkın tamamının durumuna duyarsız kalmak bir yönetim anlayışı olmasa gerek

Ali.r.kırali
Ali.r.kırali - 3 ay Önce

İyi günler,Beykoz un tüm köyleri doğal sit alanı kapsamındamıdır?İmar izni olmadığını biliyorum,tapulu tarlamda sebze yetiştirebilirmiyim.tşk