Ramazan, YSK, Kadir ve Deniz

Uzun uzun yazdığımda pek de okumayı sevmeyen bir millet olduğumuzdan, yeteri kadar kendimi ifade edemediğimden kuşkulanıyorum. Artık böyle ara başlıklı kısa yorumlar yapacağım...

1- Ramazan Geldi, Hoşgeldi

Onbir ayın Sultanı olan Ramazan geldi, hoşgeldi. Ben bu ayın yalnızca yemek yememek, su içmemek olmadığına inandığım için kalp kıracak sözler de etmemeye çalışacağım. Dikkat edeceğim bu duruma. Bakalım kaç dindar yazarımız bu ayın ruhuna uygun davranacak. Takip edeceğim.

Bu arada yeri gelmişken yıllar önce Beykoz Rüzgarlıbahçe'de yaptığım röportajı da tekrar anımsatmak isterim: Beykoz Belediyesi'nin kurduğu Ramazan sofrasında bir Beykozlu şöyle demişti: "Ferdi Bey, ben komünistim. Ancak bizi mahalledeki komşularımızla bir araya getiren bu uygulama için Belediyemize teşekkür etmek isterim. Çok güzel bir iş yaptıkları". Bunu  üzerine söz söylenir mi? Yalnızca Beykoz değil ülke genelinde bu sofraların kurulmasını sağlayan ve başlatan Yücel Çelikbilek'ten Allah razı olsun mu? Olsun inşallah...

2- İşçi Bayramı 1 Mayıs  

Geride kaldı ama 1 Mayıs biraz buruk geçti Beykoz için... Her yıl Beykozlu işçileri kutlamalara öpe koklaya sabah kahvaltısı sonrası gönderen Yücel Başkan yoktu. Murat Aydın ise Beykoz'da bile değildi. Üsküdar'a gitti. Neyse Ramazan ayında kalp kırmayacağım ama bunu da söylemeden geçemedim. 

3- YSK ne karar verecek?

Her ne olursa olsun AK Parti'nin kan kaybetmesini engelleyemeyecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkanlığından istifa edip; kendi önerisi olan Türkiye ittifakını önce Saray'da başlatmadıkça, 2001-2002 yılındaki Recep Tayyip Erdoğan'a geri dönmedikçe AK Parti düşüşünü sürdürecek. Bolu'daki AK Parti Kadın Kolları Başkanının "oturduğu yerde" maaş aldığının ortaya çıkması, 1 Nisan tarihinden itibaren AK Partili yöneticilerin secimle ilgili olarak şaibeye kamuoyunu ikna edecek net açıklamada bulunamaması; sosyal medyada dalga dalga yayılan sokak röportajlarında yalnızca muhalefetin değil AK Partililerin bile Ekrem İmamoğlu'nun mazbatayı hakettiğini belirtmesi, gelecekteki her seçimde AK Parti'yi biraz daha geriye çekmekte. Şu halde YSK'nın vereceği karar ne yönde olursa olsun, AK Parti'nin kayıplarının önüne geçmeye yetmeyecektir.

4- Deniz Gezmiş 

Bugün 6 Mayıs ve Deniz Gezmiş, Yusuf İnan ve Hüseyin Aslan'ın idam edilişlerinin 47. yılı... İşi kişileştirmeden de öte aslında Deniz adı bir duruşun adıdır Türkiye'de... Geçmişte Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına bugün farklı açıdan bakabilen karşıt görüşlü vatandaşlar vardır. Tıpkı Adnan Menderes'in asılmasına zamanla üzülmeye başlayan kitle gibi Deniz ve arkadaşlarının idamı da zamanla bunu alkışlayan insanlar tarafından üzüntüyle anılmaya başlamıştır. Ülke olarak farklı görüşteki insanların temelde biraraya gelmeleri açısından son derece önemlidir. Gerçekten vatanı seven ve her ne olursa olsun suçun cezasının idam olmamasını gerektiren önemli bir gelişmedir. Umarım yakın zamanda yumruk atmanın da bir özgürlük olmadığını; liderleri eleştirirken de oğlunu askere gönderenle bedelli yaptıranın-çürük raporu aldıranın farkını gözeterek değerlendirebiliriz. 

5- Kadir Mısıroğlu 

Tarihçi olduğu iddia edilen Kadir Mısıroğlu hayatını kaybetti ve Ramazan olduğu dolayısıyla da hakkında yazacaklarımızı 1 ay erteletti. "Keşke Yunan galip gelseydi" metoforunu üreten, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e karşı galiz sözler eden birisine kalp kırmadan yorum yapmak çok zor. Sadece şu kadarını söyleyeyim: Yenin yapılan 60 bin kapasiteli Çamlıca Cami'nde bugün gerçekleştirilecek olan cenaze töreninde, Mısıroğlu'nun 2017 yılında vasiyetinde yazdığı gibi "Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmeyen kaç kişinin" gideceğini merak etmekteyim. En azından şunu biliyorum: Cumhur ittifakı bu cenazede bozulacak gibi... Çünkü Bahçeli'nin ötesinde bu törene bir MHP'linin katılacağını pek sanmıyorum. Erbakan ile ilgili söyledikleri dolayısıyla Saadet Partililerin de gideceğini düşünmüyorum. CHP de yok, İYİ Parti zaten yok. Sanırım yalnızca AK Partililerin katılacağı bir tören olacak gibi görünüyor

YORUM EKLE