Dostu, Düşmanı Görüyoruz!

'Türk Milleti' dediğimiz zaman alınganlık oluyor. Bazen ırkçılıkla suçlanabiliyoruz. 

Kast ettiğim 'Türk Irkı' değil.

Türkiye Cumhuriyetine hem vatandaşlık, hemde gönül bağıyla bağlı kimselere 'Türk Milleti' diyorum.

Yurt dışında bir vatandaşımızı tanımlarken 'Türk' derler. Etnik kökenine bakmazlar.  

Kürt, Çerkez, Laz demezler.

Ama bizi biz yapan çok renkliliğimiz...

Ay Yıldızlı bayrağın altında hepimiz aynıyız.

Kardeşiz, komşuyuz, dünürüz, akrabayız.

Aynı ülkenin Askeriyiz, Şehidiyiz, gazisiyiz.

Aynı ülkeye vergi ödüyoruz.

Aynı milli marşı okuyoruz.

Biz beraber çok güzeliz.

*                          *                            *

Bizi biz yapan en önemli özellik nedir biliyor musunuz?

Bence kesinlikle 'Merhamet'.

Allah aşkına söyleyin! Bir örnek gösterin...

Yer yüzünde hangi lider, yıllarca savaştığı, Türk devletinin sonunu getirmek için bu toprakları işgal eden, öldürülen askerler için şu sözleri sarf eder?

''Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Mustafa Kemal Atatürk

Şu asalete bakın...

Dünya'ya verdiğimiz mesaja bakın...

Dünyanın en merhametli milleti olarak bizler, Türk milleti olarak, vatan topraklarımız tehlikede olmadıkça, savaşı cinayet sayanlardanız.

Yaralı düşman askerini sırtında taşıyanlardanız.

Topraklarımızda yaşamını yitiren düşman askerleri için ‘artık onlar bizim evlatlarımız’ diyerek, toprağımıza ve bağrımıza basanlarız.

Çocuk ve kadın bizde dokunulmazdır. Saçlarının teline zarar gelmez.
Silahsız, savunmasız kimseye zarar vermeyiz.

Her zaman mazlumların yayında olduk. 
Biz böyle bir milletiz.

*                       *                        *

Şimdi şanlı Ordumuz Suriye'de.

Ne için?

İşgal edip topraklarımıza toprak katmak için mi?

Oranın petrolünden, yeraltı kaynaklarından yararlanmak için mi?

Elbette hiçbiri...

Bizim kimsenin toprağında, malında gözümüz yok. 

Sadece güvenliğimiz için. Sınırlarımızda güvenliği sağlamak için.

Yıllarca mücadele verdiğimiz 'bebek katili' terör örgütü PKK'yı bitirmek için.

Bu harekata 'savaş' tanımlaması yapanlar var.

Bu bir savaş değildir. Savaş iki devlet arasında olur. 

Bu bir harekattır. Sınırlarımızı terör unsurlarından temizlemek için oradayız.

Aslında çok geç kaldık.

Yanlış Suriye politikası izledik.

Yanlış terör politikası izledik.

O izlediğimiz yanlış politika nedeniyle oradayız. 

TERÖRLE MÜZAKERE OLMAZ. TERÖRİSTLE ANLAŞMA OLMAZ.

TERÖRLE MÜCADELE OLUR!

Geçte olsa aklımız başımıza geldi. 

Zararın neresinden dönersek kardır...

*                  *                  *

Vatan çıkarları söz konusu olduğunda 'Türk siyaseti' de bir araya geldi.

CHP, Ak Parti, İYİ Parti, MHP, Saadet Partisi...

Zor günlerde bir araya geliriz. Siyaseten aramız bozuk olabilir, kanımız bozuk değil.

Ayrıca;

Vatan söz konusu ise, Trump, Merkel, teferruattır.

Yeter ki dik duralım, safları sıklaştıralım.

Bu süreçte dostu da, düşmanı da görüyoruz.

Dün olduğu gibi, bu günde, Arap dünyası bizi sırtımızdan vurmaya devam ediyor. 

Yıllarca dedik, diyoruz, 'bizim bizden başka dostumuz yok!'

Eeee 'Ne ekersen, onu biçersin' diye bir atasözümüz var.

İnşallah siyasi iktidar bunları bir kenara yazar. Bir ders çıkarırız.

BARIŞ PINARI harekatımızın başarıya ulaşması için dua ediyoruz.

Devletimizin, Milletimizin yanındayız.

Şehitlerimize yüce Allah'tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Rabbim 'Türk Milleti'ni korusun...

YORUM EKLE