Dilekçeye dönen köşe yazısı...

Zamanımın çoğunda düşünürüm... 'Ne' yiz, ' ne'yi temsil ediyor neyi öğrenmeye ya da öğretmeye uğraşıyoruz? Pek de cevabı bulamadığım sorular.

Şöyle bir gözden geçirdiğimizde hayatımızın karmaşaları daha çok öne çıkar. Eğer düşüncelerimizde öne çıkanlar başarılarımız veya güzellikler ise bu bizim komplekslerimizin daha yoğun olduğu sonucudur. 

Sağlıklı insanlar yaptıklarıyla övünmek yerine yapamadıklarına çözüm ararlar.

Bu günlerde cevabını bulamadığım pek çok soru ile boğuşuyorum. Pek çok iyilik ve güzelliği yerinde kullanmayarak atıl duruma getirmiş anlamsız kılmışız. İşin ilginci onu yok ettiğimizin farkında da değiliz.  

Medeni yaşamın koşullar ve gereken detaylara odaklandığınızda o kadar çok çelişki oluşuyor ki neredeyse başlamadan pes edesiniz geliyor. Bunun nedeni farklılıklarımız... Hem yaşamsal  hem de düşünsel olarak çok farklılıklara sahibiz. Aslında daha güzeli ve daha doğruyu bulmamızda yol gösterecek detaylar  geçekte 'Sen ne anlarsın...'  tarzı tartışmalara dönüp daha  da ilerilere gidebiliyor. 

Şöyle bir gözden geçirdiğinizde yaşam kalitenizi bozan pek çok şey var. Toplamaya çalışıyor yazıp çiziyor sonrası bu durum düzenleyicisinin belediyeniz olduğuna karar vererek  telefonla başvuruya çalışıyorsunuz. Bir, iki, beş, yirmi üç... Neyse zor da olsa ulaştığınız zarif bir görevli nasıl yardımcı olabileceğini soruyor... Pek çok sorunum var, aktarmak bir çözüm üretmek adına çabalamak istiyorum  dediğimde sizi zabıtaya aktarayım diyor. Zabıta görevlisi dinlediği konuyu aktaracağını belirtiyor... 

Eeee olay bitti.

Aktarmak istediğim temel konu şu : Daha pek çok şey yapabilecek birikim ve enerjiye sahibim... Düzelteyim enerji bedensel değil içsel... Adım atacak halim kalmadı ama aktarabileceğim paylaşabileceğim çok fazla değer var. O halde birileri bunları paylaşabilmem adına yardım etmeli, ama önce kendinizi anlatmanız gerekiyor. İyi de kendinizi bir üst değere yani yöneticiye anlatabilmeniz için önce karşı karşıya gelebilmelisiniz. Bunun yolunu arıyorsunuz. Uygun sistemi takip ediyor çabalıyorsunuz ama mümkün olmuyor. Pes edip çekilecek misiniz? Bu ayıp hatta çok ayıp ve sakıncalıdır. Çaba ve daha çok çaba, emek gerekiyor.
Bekleme faslı sonra bir kez daha müracaat. Şimdi başkan yardımcısı ile görüşmek istiyorum dediğimde  'Konu nedir'  sorusuyla karşılaşıyor  ve anlatıyorum  'Hımmm' diyen kişiye ...  Konu zabıtayı ilgilendirir, Aktarıldınız...  Alooo zabıta kalemi ... Efendim dün de bahsetmiştim.   Şu şu şu sorunlar var... Anlaşıldı ilgili birime iletiyorum.
Olmuyor yılbaşından itibaren 69 yardım talebim olmuş. Geriye dönüş ya da çözüm... Yok. En son doğrudan Belediye başkanına bağlanmak istediğimi söylüyorum. Böyle bir uygulamamız yok deniyor. Nasıl, neden? Başkan halkıyla görüşmüyor mu?Hayır ne zaman görüşeceği belli olmuyor. Gelin burada bekleyin. Uygun olduğunda görüştürürüz...  İlginç...  Kanıp gidiyorsunuz. Kapıdasınız... Başkan içeride, özel misafiri var. Olur elbette, görüştükleri konu da önemlidir tabii ki ama bizde bir ilerleme yok. Vazgeçip dönüyorsunuz. İkinci ve beşinci uygulamada da olmuyor. Randevu olamaz mı dediğinizde 'Başkanın tarzı böyle'... Randevu veremeyiz diyorlar.

İlk başvuru sonrası neredeyse bir yıl oluyor...  Korona bazı işleri  yavaşlattı, durdurdu kabul  ama... Yaşam kalitemizi bozan, riske eden doğrudan belediye konusu sorunları belediyeye aktaramadık... Hatta özel kalem veya sekretaryaya da aktaramadık. Konular içerisinde şahsi hiç bir şey yok. Toplumsal istekler ve sonrası benim sunabileceğim hizmetleri paylaşmak istiyorum. Bu güne kadar ilk günlerde kültür müdürlüğüne yaptığım ziyareti saymazsak başka birliktelik yok.

İlçe Belediye Başkanım... Büyük şehir Belediye Başkanım

Akla gelen her türlü yolu denedim ama karşı karşıya gelmek hayal bile olmadı

Ne yapmak istiyorum?

Sunabileceğim hizmetlerime gelirsek;  Eğitimim ve becerilerim genç insanı geliştirmek ve değerlendirebilmek esaslı... Dünya çapında uzmanlar ve ülkemizin yetiştirdiği  'Deha'lardan eğitim aldım... Aktarmak istiyorum.  Son üç yıldır bu olanağı bulamadım.

Meselenin özü bunları anlatabilmek, paylaşmak istiyorum.

Çaresizlik bir gazete köşe yazısını dilekçeye çevirdi... 

Affınıza sığınıyorum değerli okur dostlarım. Umarım bir gün bir dinleyene ulaşırım.

İyiliklerle Kalınız 

​​​​

YORUM EKLE