Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu farketmek

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) günümüzde her yaştaki kişileri ilgilendirir. Özellikle daha çok ilkokula başlayan çocuklarda gözlenir. Bu bozukluğun zekâ düzeyi ile herhangi bir ilişkisi bulunmaz. Çocuklarda, yetişkinlere nazaran DEHB daha fazla görülür. Çocuklarda % 3 – 13 iken, yetişkinlerde % 4 civarında seyreder.

Temel olarak bu bozukluk 3 grupta seyreder. Bu aşamalar dikkat eksikliği, hiperaktivite (aşırı hareketlilik) ve dürtüselliktir. Hepsi birlikte görüldüğü gibi, ayrı ayrı da görülür. Dikkat eksikliğinde; dikkati toplayamama, dikkati sürdürmede zorlanma, dikkat yüzünden hatalar yapmak, unutkanlık şikâyeti, dinlemiyormuş gibi olma hali seyreder. Hiperaktivite (aşırı hareketlilik) ise; daha çok durdurulması güç olarak durumu yansıtır. Kişi sürekli koşarmışçasına hızlıdır ve hareket halindedir. Böyle kişiler durması gereken yerlerde duramaz, dursa dahi bir şekilde hareketlilik hali kendini gösterir. Dürtüsellik kısmında ise; bekleyememe hali, aklına geleni beklemeden söyleme isteği bulunur.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu okul öncesi dönemde de bir takım işaret verir. Bu işaretler arasında; her şeyden çabuk sıkılma, bir işi tamamlayamama, oyuncaklarıyla oynama bir süre sonra bunları parçalama gibi durumlar gösterir. Bu durum daha sonrasında okula başladıktan sonra ödevlerden sıkılma, derse oturmada zorlanma, ders isteğinin azalması, ders anında bahaneler bularak ortamdan ayrılmak istemesi gibi belirtileri vardır.

Böyle bir durum karşısında ebeveynlere düşen görevler nelerdir? 

Elbette böyle bir durum karşısında çocuğunuza destek olunmalı, ne kadar zamandır böyle bir durumla kaldınız onu tespit edilmeli. Ebeveyn, öğretmen ile iletişim halinde olmalı. Öğretmen böyle durum karşısında sınıf içinde öğrencisini ön sıraya almalı, onu gözlemlemeli, başarılı olduğu durumlarda öğrenciyi övmelidir.

Aileler ise, çocuğunuzun öz güvenini zedelememeli, sıklıkla göz teması olmalı, çocuğun ince motor davranışlarını geliştirmeli ona yönelik egzersizler yaptırtmalı, ani tepkilerden kaçınmalı ve çocuğuna destekleyici olmalıdır. Ayrıca ders esnasında dersin sürelerini kısa tutup sıkça mola vermelerini sağlamalı. Önemli olan burada dersin miktarı değil kalitesidir. Dersi oyun gibi yapmaya çalışmak, kısa süreli fark bulma, nesne bulma, renk bulma egzersizleri uygulanması olumlu yönde desteklenmesini sağlar.

Bu bozukluklar karşısında mutlaka etkililiği kanıtlanmış davranışçı psikoterapi, gerekli görüldüğünde medikal tedavi (ilaç) desteği alınmalıdır. Bazen her ikisinin olması gerekmektedir. Etrafınızda gördüğünüz her hareketli çocuk, hiperaktivitesi olduğu anlamına gelmez. Bunun için detaylı uzman değerlendirmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeler içerisinde, ölçek ve formlarla birlikte öğretmen ve ebeveynden bilgi alarak sağlanır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) karşısında mutlaka erken teşhis önemlidir. Ne kadar erken bu tedavi sağlanırsa kişi için o kadar daha çabuk toparlamasına katkı sağlar. Herkese sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Klinik Psikolog

Onur KÖK

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Narlı
Hasan Narlı - 2 hafta Önce

Hocam bende çok dikkat dağınıklığı var ne yapmam lazım güzel yazı olmuş

Emel Müftüoğlu
Emel Müftüoğlu - 1 hafta Önce

Hocam bu sıkıntıları bende yaşıyorum sizden yardım almak isterim .

Fatma  Erkoç
Fatma Erkoç - 1 hafta Önce

Hocam güzel yazınız bizleri aydınlatıyor sağolun

Birsen Koc
Birsen Koc - 1 hafta Önce

Yazılarınızı takib ediyorum güzel bir yazı olmuş hocam