Biyolojik Silahla İmtihanımız 

Allah, razı olmadığı kişileri çeşitli şekillerde gönderdiği azaplar ile imtihan etmektedir. Bu gibi olaylardan ders almaları için, adaletli, hoşgörülü, kul hakkına saygılı, sadece kendini değil, mağdur ve mazlumları da düşünen, dünyalık çıkarlar, egoları uğruna insani duygularını yitirenlerin, Allah'ın Emirleri doğrultusunda yol almaları için... 

Biyolojik bir silah olan virüs, Allah’ın adaletini göz ardı eden, elinde ekonomik gücü bulunduran zalim toplumlara karşı yapılan bir uyarı niteliğindeki imtihandır. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki zalimler, özellikle de İslam ülkelerinin zenginliklerini sömürmek için sürekli olarak onlara saldırmaktadırlar. Bazen toplumların arasına fitne tohumları ekerek, kötü emellerine bu gibi vesilelerle ulaşabilmektedirler. Aslında herkes doğanın dengesini bozacak olan hareketlerden itina ile kaçınmalı, karşısındaki kişilere değer vermeyi öğrenmeli, meydana gelen olaylar karşısında sürekli pozitif düşünmelidir... Her daim Allah’a tevekkül etmeli, çünkü "Rabbini zikredenle zikretmeyenin misali, ölü ile dirinin misali gibidir." der Peygamberimiz. 

İmam-ı Azam’ın irade eğitimi taliminde de bize anlattığı gibi, herkesin Allah’a dost olması için vazifesi, kalbini kötü şeylerle meşgul etmemesi, herşeyi Allah adına, O’nun rızası için yapması, başına gelen kötü olumsuz olaylarda bile bir güzellik araması, zahirini temizleyerek Allah’a dosdoğru gitmesi gerektiğini... 
Bitmek tükenmek bilmeyen ihtiras sahipleri olan: Emperyalist Güçler ve piyonları sadece kendilerine yontan, ruhunu şeytana satanların, ateistlerin, meditasyon safsatası ile kandırılan gençlerin artması, tarihten beri süregelen Allah'ın Emirlikleri'nden uzaklaşarak yalan dünyanın meşgaleleriyle oyalanan kişi ya da toplumların helak edildiklerini duyduk. Tıpkı Allah'ın Nemrud’a sineği göndermesi gibi... 

Günümüzde ise dünyanın farklı coğrafyalarındaki toplumları bir virüs ile terbiye etmesi... Madalyonun bir yüzünde doymak bilmeyen nefislerinin esiri olmuş kişiler, diğer tarafta ise açlıkla mücadele edenler, zulüm altındaki Müslümanları, sömürülen toplumları kimse görmedi! Doğaya verilen zararlar dolayısıyla havanın kirlenmesi ve bu vesileyle de mikroplar hava yoluyla kişilere rahatlıkla bulaştı... 

ABD ve Çin' in ekonomide süper güç olmak istemeleri ve buna kavuşmak için, akla hayale gelmeyecek kötülükleri yapmaktan geri kalmamalarından dolayı, maalesef tüm dünyada çıkar kavgalarına virüs belasını da alet ettiler... 

Bu virüsün Çin'den çıkması da çok manidardır, senelerdir oradaki Müslümanlara yapılan zulüm hep göz ardı edildi. Bu olaylar meydana gelirken, Sömürgeci Güçler ve gaflet uykusunda olan Müslümanlar lüks içinde yaşamayı sürdürdü... Ama ülkeler ne kadar aciz olduğunu, belalardan ve hastalıklardan korunmak için tek çarenin ise Rabbimize sığınmak olduğunu anladı... 

İçinde bulunduğumuz Dijital Çağda kişiler ölümden değil, Allah'tan korkmalı, çünkü ölüm anı herkesin alnına yazılmış, ölümden kaçılır mı? Zalim değilseniz bu korku neden. Tedbirleri alıp takdirini Allah'a bırakmak gerekmez mi? 

Bu vahim olaylar insanlara İslamiyet'in emirlerine uyulması sayesinde kurtuluşa ereceklerini, özellikle hijyen ve yenmemesi gereken hayvanlar konusunda ibret almaları gerektiğini öğretti. Kişiler, Allah'ın onlara verdiği nimetler için şükretmedi, tevekkül etmedi, etrafındaki mağdurları görmezden geldi, bu olay bize bu değerlere önem verilmesi gerektiğini hatırlattı. Ayrıca, psikolojilerinin bozulmaması için, salih ameller ve tevekkülle Allah’a tam olarak teslim olmayı da... 

An itibariyle, tüm dünyadaki mazlum ve mağdurların gönüllerinin Fatihi Cumhurbaşkanımızın yaptığı takdire şayan çalışmaları da unutmayalım. Allah Devletimize zeval vermesin... 

İnşaAllah Hep Birlikte Başaracağız...

YORUM EKLE