Beykoz'un Piçleri...

Ömer Seyfettin daha meşhur olmadan önce Osmanlı Ordusu’nda yüzbaşı rütbesiyle Filistin taraflarında cephedeyken , 1. Dünya Savaşı sona doğru gelmektedir…

Osmanlı ordusu, Almanlarla beraber girdiği 1. Dünya Savaşı’nda hemen hemen her cephede savaşı kaybettiği gibi Filistin Cephesi’nde de aynı hüsrana uğramıştı... Bunun neticesinde Ömer Seyfettin’in de yüzbaşı olarak görev yaptığı cephede de Fransızlarla alt düzey komutanları arasında ilk diyaloglara başlanmıştı…

Bizim yüzbaşı Ömer Seyfettin de Osmanlı temsilcilerinden biri olarak görüşme masasında yerini almıştı…

Esas bizi ilgilendiren konu burada başlıyor…

Karşı taraftaki heyette de Fransız bir yüzbaşı var…

Dikkatlice Ömer Seyfettin’e bakıyor ısrarla konuşmalar esnasında...

Sonunda  karşılıklı resmi görüşmeler bitiyor, Fransız yüzbaşı yerinden kalkıp

Ömer Seyfettin’in yanına geliyor…
_ Sen Ömer Seyfettin değil misin?
_ Evet diyor Ömer Seyfettin...
_ Sen kimsin? diye soruyor Fransız yüzbaşına akabinde…

Meğer Fransız yüzbaş,ı Osmanlı askeri lisesinde Ömer Seyfettin ile birlikte okuyan Türk evladıymış bir zamanlar…

Ama çocuk ne zaman Osmanlılar savaş kazansa üzülüyor, Osmanlılar savaşta yenilince seviniyormuş…

İçinden gelen bu duygular sonucunda annesine ısrarla sorduğu sorular neticesinde gerçeğe ulaşmış.

Meğer bu müptezel Fransız yüzbaşının annesi, hemşire olarak görev yaparken Fransız bir doktorla beraber olmuş…
Ama annesi bir Türk ile evliyken bu kısa süreli ilişkiyi yaşamış...

Sonuçta bu çocuk dünyaya gelmiş ama, Fransız doktor olan babası da bir çocuğunun olduğundan bihaber Fransa’ya dönmüş…

Yıllar sonra annesinin bu itirafından yola çıkarak, araştırmış etmiş Fransa’da ki gerçek babasını bulmuş. 

Gavurun oğlu da bu çocuğu oğlu olarak kabul etmiş, onu Fransa’ya yanına almış...
Fransız gibi büyütmüş…

Sonuçta çocuk Fransız askeri olmuş...
Yani sizin anlayacağınız, benim de anladığım bu çocuk halis muhlis Fransız Piçi…
...
Kıssadan hisse...

Acaba kendini Beykozlu olarak gören, ama Beykoz satılırken sesini soluğunu çıkarmayanlar bilhassa, kendi koltuk sevdaları için kendilerine teşekkür edilenlerin Fransız Yüzbaşısından ne farkı var?

Ama şunu herkes bilsin ki...

Beykoz’da da Her Şey Çok Güzel Olacak...
Biz iki Kemal sevdik diyenlerin yürüdüğü yol, Beykoz un, Beykozluların makus talihini değiştirecek yoldur…

Beykoz'un Piçleri!..

Bunu siz de göreceksiniz!!!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zeynel Adak
Zeynel Adak - 3 ay Önce

Ahmet Bey Merhaba,

Başlığı ilk başta görür görmez biraz ağır olmuş dedim fakat hikayeyi okudum ve Beykoz'da herkesin yolunda olduğunu, kapalı kapılar arkadasinda Beykoz'u nasıl paylaştıkları gerçeğini düşününce Ahmet Bey edepli davranmış bunlar daha ağır sözler hak ediyor dedim.

Tebrik ederim

Mücahit tiren
Mücahit tiren - 3 ay Önce

Beykoz'dan bir bok olmaz zihniyeti yönetici konumunda olduğu sürece Beykozun piçlerini boşver ,o çocukları olsada boş.

Ömer faruk
Ömer faruk - 3 ay Önce

Ne yaptın sen öyle şef

Atakan Alkış
Atakan Alkış - 3 ay Önce

Kalemine sağlık Ahmet abi.