Beykoz Belediyesi ve Sataloğlu'nun açıklamalarının hukuksal değerlendirmesi

Son günlerde sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarı ile Beykoz Belediyesinin bir ihalesi üzerinden bir tartışma yürütülmekte olup CHP’li Beykoz Belediye Meclis üyesi Cemal Sataloğlu’nun iddiasına muhatap Beykoz Belediyesi bir basın açıklaması ile konuyu yargıya taşıyacağını açıklayarak konuyu yeni bir boyuta taşımıştır.

CHP’li Beykoz Belediye Meclis üyesi Cemal Sataloğlu’nun iddiasına göre Beykoz Belediyesi 37 günlük bir ihale ile 3 milyon TL.nin üzerinde hizmet alımı yapıldığını ve idarenin zarara uğratıldığını iddia etmektedir.  Belediye Meclis üyesinin görev ve yetkileri Belediyeler Kanunu ve Çalışma yönetmeliğinde belirlenmiş olup  muhalefet meclis üyesinin belediyenin yaptığı bir ihaleyi kamuoyunun gündemine taşıyarak ilgililerden açıklama yapmasını beklemesi sonrasında konu yerel gazetelerce de ele alınmıştır. Yerel gazetelerin haberleri sonrasında Beykoz Belediyesinin açıklamaları sonrasında sosyal medya ilgili meclis üyesine destek açıklamaları ile yoğunlaşmıştır.

Konuya yukarıda vakıf olduğumuz çerçeve içerisinde Beykoz Belediye Başkanlığının ilgili açıklamaları bu yazımızda incelenecektir.

Beykoz Belediye Meclisinin 09.07.2015 tarih ve 2015 / 90 sayılı kararı ile yürürlüğe giren İSTANBUL BEYKOZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI HATA, HİLE, USULSÜZLÜK İLE YOLSUZLUKLARIN BİLDİRİLMESİ ŞİKAYET VE MÜRACAATLARDA İZLENECEK USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNERGE hükümlerine bakılarak konunun değerlendirildiğinde doğru sonuca ulaşılacağı kanaatindeyim.

İlgili yönerge 4.maddesinde hata , hile ,usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına vakıf olan kamu görevlileri ve diğer kişilerin bu nevi hususlarda bildirim yükümlülüğü bulunduğunu ortaya koymakta olup Cemal Sataloğlu’nun iddiaları bu kapsamda değerlendirildiğinde kendisi mevzuatın kendisine verdiği bir yükümlülüğü yerine getirmiş olduğundan iddia derhal işleme alınarak yönerge gereğince gereğinin yapılması gerekmektedir.

İlgili yönergenin 5/6.maddesinde basın yoluyla yapılacak bildirimlerde başkanlığa res’en inceleme başlatması konusunda yetki verilmiştir.

Yolsuzluk ve ususlsüzlük iddiaları ile ilgili idarece yapılacak işlemler ilgili yönergenin 7.maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup öncelikle bu prosedürün idare tarafından yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 

Madde metni aynen aşağıya alınmıştır.

Bildirimlerin Değerlendirilmesi Dilekçe, Müracaat ve Şikâyetlerin Değerlendirilmesinde İzlenecek Yol: MADDE 7)
(2)Sözlü ya da basın  yoluyla  yapılan bildirimlerde  Başkanlık Makamının talimatı üzerine işlemler başlatılır.
(3)İlgili birimler, bildirime konu hata, hile, usulsüzlük veya  yolsuzluk iddiasını ivedilikle incelerler ve her halükarda en geç 10 (on) iş günü içerisinde sonucu gerekçeleri ile birlikte Başkanlık Makamına gönderirler..
(4)  Hata  bildirimlerinde,  hatanın  ilgili  birimce  kabul  edilmesi  durumunda,  hata  derhal düzeltilir ve Başkanlık Makamına bilgi verilir.
(5) Hile, usulsüzlük ve yolsuzluk bildirimlerinde; hile , usulsüzlük  ve  yolsuzluğun ilgili birimce kabul edilmesi durumunda derhal idari soruşturma başlatılır.
(6) Hata, hile, usulsüzlük veya yolsuzluk iddiasının ilgili birimce 10 (on) iş günü içerisinde yapılan inceleme sonucunda kabul edilmemesi durumunda, gerekli görülmesi halinde dosya Başkanlık Makamınca ayrıca incelettirilebilir.
(7) İlgili birimlerce kabul edilen ya da araştırma/inceleme sonucu doğru olduğu belirlenen hile,  usulsüzlük  ve  yolsuzluk  iddiaları  hakkında  Başkanlık  Makamınca  Cumhuriyet Savcılığına  suç  duyurusunda  bulunulur,  idari  soruşturma  gerektiren  fiiller  için  gereği yapılmak üzere Teftiş Kurulu Müdürlüğüne gönderilir.
(8) Hata, hile, usulsüzlük veya  yolsuzluk  iddiası  ile  ilgili  elde  edilen  sonuç,  Başkanlık Makamınca bildirim sahibine en geç 30 gün içinde iletilir.

Bu yasal zorunluluk çerçevesinde değerlendirildiğinde Beykoz Belediye Başkanlığınca yapılan basın açıklaması yukarıdaki yönergenin amir hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde yersiz olup idarenin belediye meclisinde kabul edilerek yürürlüğe konulan yönerge hükümlerine göre işlem yapıp yapmadığı kamuoyuna açıklanmamış olup konunun gündeme gelmesi ve arkasından yapılan açıklamalar dikkate alındığında bu prosedürün yerine getirilmeyerek yolsuzluk iddiasını ortaya atan meclis üyesinin cezalandırılacağı yönünde bir algı ile açıklama yapıldığı görülmektedir.

Beykoz Belediye Başkanlığının suç isnadı ile Beykoz Belediye Meclis üyesi Cemal Sataloğlu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına başvurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının resmen soruşturma başlatarak ihaleyi incelemeye alması olasıdır ancak ihaleyi yapan kurum belediye olduğundan belediye görevlileri hakkında soruşturma başlatılması için belediye başkanı ve meclis üyeleri için İçişleri Bakanının diğer belediye görevlileri için Vali yada kaymakamın izni gerektiğinden ülkemizin içinde bulunduğu konjoktör dikkate alındığında bir savcının konuyu bu açıdan ele alması ; bir an için ele aldığını varsaysakta içişleri bakanının kendi partisinden bir belediye başkanı ve meclis üyesi için yolsuzluk iddiasıyla ilgili sonuçlar dikkate alındığında soruşturma izni vermesi ; böyle bir iddia ile ilgili vali yada kaymakamın kamu görevlileri için soruşturma izni vermesi de bu durumda zor görülmektedir. Zira geçtiğimiz dönemde Beykoz Belediyesinin bir ihalesi nedeni ile yapılan akaryakıt yolsuzluğunda konunun muhatapları ile ilgili yargının verdiği karar hafızalarda sıcaklığını korumaktadır. 

Sonuç olarak Belediye tüzel kişiliğinin ilgili meclis üyesi Cemal Sataloğlu aleyhine yaptığı yada yapacağı suç duyurusunun kanunlarda tanımlanmış bir suçu teşkil etmemesi ve ortaya konulan iddialarının Belediye mevzuatı gereğince bir yükümlülüğün yerine getirildiğinin tespiti ile kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilecek ve konu kapatılacaktır. 

Ancak belediyenin yönergenin kendisine yüklediği iç denetim prosedürünü harekete geçirmeksizin konuyu mualllakta bırakması ilgili ihale üzerinde şaibe iddialarının artmasına neden olacağı gibi belediyenin belki de kamu yararı esas alınarak yaptığı bu ve diğer işlemlerine kuşkuyla yaklaşılması sonucunu doğuracaktır. 

15.07.2004 tarih ve 5227 sayılı kanunla kamu yönetimine hakim olan ilkeler ve idarenin yeniden yapılandırılması tanımlanmış olup kanunun 5. Maddesinde Kamu yönetiminin kuruluş ve işleyişinde esas alınacak temel ilkeler sürekli gelişim, katılımcılık, saydamlık, hesap verebilirlik, öngörülebilirlik, yerindelik, beyana güven ile hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklılık olup idarenin kamu kaynaklarını kullanırken bu ilkelere uygun olarak hareket etmesi ve kamuoyu ile paylaşması zorunluluğu bulunduğundan daha şeffaf ve hesap verebilir olması gerekmekte ; böylece yapılan iş ve işlemlerin yerindeliği ve kamu yararı ile yapıldığı noktasında halkı bilgilendirmesi bir lütuf olmayıp zorunluluk olduğunun bilinmesinde fayda bulunmaktadır. 

YORUM EKLE