Batan Geminin Malları... Fare Kadar Cesur Olamayan Sözde Aydınlar

Sevgili okur, çalkantılı ve oldukça uzun süren seçim sürecini geride bıraktığımız için; ülkemizin her ferdi gibi ben de bu durumla iftihar ediyorum. Örneğin, Anadoluhisarı-Beykoz sahil şeridinde, Muharrem Kaşıtoğlu’nun boy boy fotoğrafları yerine, bahsi geçen zâttan daha eski anıt ağaçlarını görebildiğimiz için şükretmemiz gerektiği inancını taşıyorum. Parti propagandacılığı ve koltuk ihtirası uğruna köşe bucak demeden, her yere kötü huylu tümör gibi yayılan kağıt paçavralarını görmediğimiz için şükretmemiz gerekiyor. Ekrem İmamoğlu mu Binali Yıldırım mı tartışmalarının yerini S-400 füzeleri ve Türkiye’nin Dış İlişkileri aldığı için medarı iftihar ediyorum.

31 Mart’a doğru ısrarla AK Parti partizanı olduğunu belirtip, 23 Haziran sürecinde “ben demiştimcilik” oynayanların, 23 Haziran’dan sonra “batan geminin malları” olduklarını, Kanal 7’deki Hint dizilerini pür dikkat izleyen teyze edası ile izliyorum.

Kendi şahsını belirli partilerin uydusu olmaktan öteye götürmeyip, yine kendisini; yirmi yıllık partinin kırk yıllık partizanı şeklinde pazarlayanların, gemiyi ilk terkeden fareler olduğunu da gördük ya süreç içerisinde, binbir kere Elhamdülillah.

“Partinin kurucu üyesiyim”, “Parti kurulduğu andan itibaren sırtımda kamera ile reyisimin peşindeydim” diyen “tatlı su gazetecilerinin”, 23 Haziran’dan sonra kendi kalecilerini kontrpiyede bırakan top olduklarını da , hedefe ulaştıklarını da gördük ya! Kırk bin kere Elhamdülillah.

Görevdeki 4. ayını henüz bitirebilmiş Murat Aydın’ı, onların dilinde davalarının yoldaşı Murat Aydın’ı; haksız bir şekilde eleştirdiklerine şahit oluyoruz.

Kaçak yapılar karşısında demir yumruğunu masaya indirip, kararlılığından ödün vermeyen başkanı,

Yıllardır konuşulup laftan öteye gidemeyen Kentsel Dönüşüm Projeleri için; salt bu yıl Tokatköy’de bin konut inşa edileceği sözünde bulunan,

Tıpkı Zeytinburnu’da olduğu gibi kısa süre içerisinde Beykoz’da da bisiklet sporunu ekol haline getiren, her hafta sonu binlerce Beykozluyla birlikte pedal çeviren başkanı,

Beykoz Belediyesi Meclisi’nde düzenlenen Mayıs Ayı toplantısında muhalif sıralardan yükselen “Göksu nehrini ıslah edecektiniz lakin etmediniz başkanım!” gensorusuna maruz kalan başkanı;

Burada banliyö nehrini ıslah etmek öylesine kolay bir iş olarak addediliyor ki örneğin; Kadıköy Belediyesi 30 yıldır Kurbağalıdere’yi ıslah edememiştir, ama Murat Aydın; Kurbağalıdere’nin tahminen 5 misli büyüğü Göksu Nehri’ni 4 aylık süre içerisinde behemehal ıslah etmeliydi gibi, yersen.

Beykoz Gündem Gazetesi olarak düzenlediğimiz ankette “Murat Aydın’ı Başarılı Buluyor Musunuz?” sorusuna %89.90 oranında “Evet, başarılı buluyorum.” şeklinde cevap geliyorsa, bu; Murat Aydın’ın kendi tabanının yanında bir de Millet İttifakı’nın tabanında yer edindiğinin göstergesidir.

Eski düzenleri bozulduğu için huzursuzluklarını gazete kılıklı ticarethanelerinden dillendiren “sözde gazetecileri” pür dikkat takip ediyoruz.

Dava arkadaşı olarak gördükleri Murat Aydın’a salt menfaatleri uğruna sırt çeviren “tatlı su gazetecilerini” bukalemunun doğa ile yakaladığı ahengin karşısında şaşakalan emekli dayı edası ile izliyoruz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kadir ileri
Kadir ileri - 4 hafta Önce

Takke düştü kel göründüdü iyi takip ediyoruz beykozda olan şeyleri kimin ne oldu ne sözler verdigini görücez bakıcaz